Gebelikte annenin almış olduğu kilo, bebeğin büyümesini ve doğum kilosunu etkiler ve yetersiz beslenme düşük doğum ağırlığına neden olur. Annenin gebelik ilerledikçe yeterli miktarlarda kilo alması, kalori alımının yeterli olduğunu göstermekle birlikte, annenin yeterli ve dengeli beslendiğini göstermemektedir.

Vitamin kullanımı büyüme, gelişme ve gebeliğin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi açısından önemlidir. Gereken miktar karşılanamadığında ya da yanlış pişirme yöntemleri ile vitaminlerden yeterli miktarda yararlanılamadığında, gebelik sürecinde takviye yapılması gerekmektedir.

Yazının devamını okumak için tıklayın …


Hareketli bir yaşam sürmek ve egzersizin faydaları gerçekten de inanılmazdır. Egzersiz yapmak somut bir nesne olsaydı onu pazarlayanlar herhalde satış rekorları kırardı. Egzersiz yapmanın temel faydalarını şöyle sıralayabiliriz;

  • Egzersiz yapmak kalbi güçlendirir.
  • Sağlıklı bir kiloyu koruyabilmek için fazla kalorileri harcamayı sağlar.
  • Yağları yakar.
  • Yazının devamını okumak için tıklayın …


    İnsan vücudunun yüzde beşini oluşturan minerallerin sağlımız için önemini biliyor muyuz? Minerallerin tüm sistemlerimizin çalışmasında önemli işlevleri bulunmaktadır. Diş, kemik gibi sert dokuların yapı taşı olan, hücre gelişimini dengede tutan mineraller hayat için vazgeçilmezdir.

    İnsan vücudunda en çok bulunan mineral kalsiyumdur. Kalsiyum diş ve kemik gelişimini sağlarken kanın pıhtılaşması için gereklidir. Kalp atışını ve vücudun ilettiği sinyallerin beyne ulaşmasını denetler. En çok süt ve ürünleri ile yeşil yapraklı sebzelerde bulunan kalsiyumun eksikliğinde tiroid rahatsızlıkları, pankreas işlev bozuklukları, ağız ve parmaklarda uyuşma, karıncalanma, kramplar ve böbrek yetmezlikleri görülebilir. Vücutta gereğinden az miktarda kalsiyum bulunmasına hipokalsemi denir. Kalsiyumun eksikliği gibi fazlalığı da vücut için sakıncalıdır. Hiperkalsemi denilen bu durumda kemik tümörleri, kronik yorgunluk, kabızlık, kusma ve bulantı görülebilir.

    Yazının devamını okumak için tıklayın …


    Giysiler kişinin kendine olan güvenini ve sosyal hayatını etkilediği gibi sağlık için de büyük önem taşır. Uygar toplumlarda giysilerin görünüş ve temizliğine özen göstermek sosyal hayata kabul için dikkat edilmesi gereken bir kriter olduğu gibi bedeni koruma açısından da vazgeçilmez bir ihtiyaçtır.

    Giyecekler pamuk ve keten gibi bitkisel, deri, kürk, ipek ve yün gibi hayvansal maddelerden elde edildiği gibi sentetik malzemelerden de üretilebilir. Sağlık bakımından giyinme ihtiyacı mevsim, ısı ve hava şartlarına uygun olmalı, cilde zarar vermemli, teri emebilecek yapıda ve alerjiye neden olmayacak şekilde karşılanmalıdır.

    Yazının devamını okumak için tıklayın …


    Jinekomasti erkeklerde meme dokusu hücrelerinin çoğalmasıdır. İki taraflı ya da tek taraflı olabilen jinekomastide erkek, kadın göğsüne benzer bir meme dokusuyla karşı karşıyadır.

    Jinekomastide erkeğin memeleri aynı anda ya da birbirini takiben büyüyebilmektedir. Jinekomastiye hormonal bir bozukluk neden olur. Erkeklik hormonu olan androjenler meme büyümesini baskılar, kadınlık hormonu olan östrojen ise meme gelişimini arttırır. Erkekte bu iki hormon arasında oluşan dengesizlik göğüslerin büyümesine neden olur.

    Yazının devamını okumak için tıklayın …


    İshal, bağırsaktaki hareketlerin artması, besinlerin emilinin azalması ve bağırsak içi salgılarının artmasıyla dışkının miktarının, gnlük dışkı sayısının artması ve kıvamının bozularak yumuşaması olarak tanımlanmaktadır. Bir bebek günde üçten fazla yumuşak kıvamlı dışkılıyorsa ishal olarak kabul edilir. Kıvamı bozuk olmayan sık dışkılama ishal değildir. Anne sütü ile beslenen bebekler çok fazla dışkılayabilir. Bu normaldir. Bebeğin yenidoğan döneminde günde 3-5 defa normal kıvamlı dışkılaması olağan kabul edilir. Bebek birinci yaşını tamamlarken bu sayı günlük 2-3 olarak azalır.

    Yazının devamını okumak için tıklayın …



    Genellikle çok yavaş bir biçimde başlayan parkinson hastalığı, uzun zaman belirti vermez. İlk görülen belirti sıklıkla elde ya da elin bir parmağında titremedir. Yazı yazarken kişinin yüzüne bir donukluk gelmesi, yazıların gittikçe küçülmeye başlaması bile aslında parkinson hastalığı için bir belirti olabilir.

    Parkinson hastalığının en önemli üç belirtisi vardır. Bu belirtiler hareketlerin yavaşlaması, kaslardaki sertlik ve titremedir.

    Hareketlerde yavaşlama genellikle hastalar ve yakınları tarafından sakarlık ya da yorgunlukla açıklanır. Oysa ki hastalarda bir eyleme başlama zorluğu ya da hiç başlayamama olabilir. Harekete başlama güçlüğü hastalık ilerledikçe hareketlerin azalmasına ve son safhada tüm hareketlerin yok olmasına kadar gidebilir.

    Yazının devamını okumak için tıklayın …



    İnsanlar çok eski zamanlardan beridir kaybettikleri dişlerinin boşluklarını doldurma isteği içinde oluşmuşlardır. İlk olarak 4000 yıl önce Çin’de kullanılan yontulmuş bambu sopalar diş işlevini yerine getirmek için ağız boşluğuna yerleştirilmiştir. Mısırlılar değerli madenleri, Avrupalılar demir parçalarını, İnkalar deniz kabuklarını kafatasına yerleştirmiş ve bu eylemler bilinen oral implantların ilk kullanımları olarak kabul edilmiştir.

    Tıp ve modern teknolojinin gelişmesi ile 1800′lü yılların sonunda diş kökü yapısına benzetilerek hazırlanan değişik materyallerden yapılmış implantlar kullanılmaya başlanmıştır. Altın ve platin denenmiş ancak başarısız bulunmuş, alaşımlar, bakır, pirinç, gümüş gibi madenler sıklıkla kullanılmıştır.

    Yazının devamını okumak için tıklayın …