myspace'e ekle friendfeed'e ekle google bookmark'a ekle msn ekle

Selülit deri tabakasının altındaki bağlayıcı dokularda küçük cepler şeklinde yağların dolması ve kötü görünüm alması ile belirgin bir cilt sorunudur. Yağ boşluklara dolarak buraları genişletir ve tipik olarak portakal kabuğu görünümü almasına neden olur.

Ergenlik dönemini geçen kadınların neredeyse yüzde doksanında selülit problemi görülür. Erkeklerde de nadiren rastlanmaktadır. Genel kanının aksine selülit sadece şişmanlarda değil, kilosu kontrol altında olan ince ve zayıf kadınlarda da görülmektedir. Kötü görünümü nedeni ile bu kadınların da etek ve şort giymesine engel olur.

Selülit oluşumu için bir kaç ana neden vardır. Genetik miras bu nedenlerin ilkidir. Ailesinde selülit olan bir kadında büyük ihtimalle selülit görülecektir.

Yeteri kadar sıvı almamak. Su ve sıvı takviyesi tüm vücuttan toksinleri ve atık malzemeleri uzaklaştırır. Bir günde en az 7-8 bardak su içilmediği takdirde selülit oluşumu riski artar.

Beslenme tarzı, alkol, kafein, baharat ve yağlı yiyecekler toksinlerin artmasına ve selülit oluşumunun hızlanmasına neden olur. Doymuş yağlar dolaşım sistemini engelleyerek yağların deri altında birikmesine neden olur ve toksinler atılamaz hale gelir. Alkol alımı sadece deriye değil akciğer alveollerinin de daralmasını sağlayarak bağ dokunun zarar görmesine sebep olur ve selülit etkisini arttırır.

Gerilim ve stres kasların gerginliğine ve kilitlenmesine sebep olur. Gerilim toksinlerin atılmasını engeller.

Bazı ilaç tedavileri de vucudun doğal sürecini etkileyerek çalışmasında farklılıklar yaratır. Bazı zayıflama ilaçları, uyku ilaçları, idrarla ilgili ilaçlar, doğum kontrol hapları hücreleri genişletebilir ve vücutta su kaybına neden olabilir. Hızlı su kaybı toksinlerin atılmasını engelleyebilir.

Fiziksel aktivite eksikliği selülit oluşumuna katkı sağlar. Egzersiz birçok sağlık problemi riskini azaltan bir davranıştır. Aynı zamanda selülitle de savaşır. Kas hareketleri dolaşımı geliştirir ve yağların kırılmasını sağlayarak vücudu saflaştırır.

Selülit tedavisi içinse 3 ana çare bulunmaktadır. Endermoloji, ameliyat ve kremler

Endermoloji tedavisi Fransa’da geliştirilmiştir. Masaj ve baskı yapma özelliğine sahip endermoloji makinesi, dolaşımı arttırır. Toksinler ve anormal oksijenlerin atılmasını sağlayarak geride ipeksi bir cilt bırakır. Tedavi deri rengini de açmaktadır. Artan dolaşım doğal bir enerji artışını da beraberinde getirir. Enaz 3-4 seans yapılması gerekmektedir.

Ameliyat çözümüne ise liposuction (liposakşın) ve mezoterapi adı altında yaklaşılmaktadır. Liposuction yağların alınması, mezoterapi ise enjektör ile selülitleri çözdüğü söylenen ilaçların deriye aktarılmasıdır. Liposuction tam olarak selülit tedavisi için olmasa da genel olarak selülitlere fayda sağlamaktadır.

Krem ve losyonlar ise varolan selülitleri azaltmak ve yeni selülit dokularının oluşumunu engellemek için kullanılan bir yöntemdir.

Krem ve losyonlarda kullanılan bazı genel malzemelere değinecek olursak;

Su yosunu: Yağların kırılmasını sağlar ve metabolizma hızını arttırır.
yeşil çay: vücudun toksinleri atmasına yardımcı olur.
retinol a : Deriyi gençleştiren bir bileşiktir. Selüliti azaltabilir ve engelleyebilir. Dokuların sağlığını arttırır. Daha gergin ve düzgün bir deri dokusuna olanak sağlar.

Ameliyat tedavileri ile daha hızlı sonuçlar alınırken, endermoloji ve krem tedavilerinde bir iki ay gibi sürelere ihtiyaç duyulabilir.

“Selülit Gerçekten Tedavi Edilir mi?” için bir yorum yapılmış

  1. nasıl zayıflarım 08 Aralık 2010, 15:47

    Bulduğunuz resim çok yaratıcı olmuş tebrik ederim.

Bir Cevap Yazın



Ağız ve Diş Sağlığı - Aile Planlaması - Anne & Çocuk Sağlığı - sağlık