Murat Boz ile Aslı Enver’in ilişkisi; birlikte oynadıkları Kardeşim Benim filminin vizyona girmesi ile ortaya çıkmıştı.

“Bu aşkı en başından beri biliyorum”

Murat Boz ile çok yakın arkadaş olan Hadise, “Bu aşkı en başından beri bilen ilk ve tek kişiyim. Birbirlerine çok yakışıyorlar çok da mutlular. Kesin evlenirler. Murat’ın nikah şahidi ben olacağım, ona da söyledim” diye konuştu.


Havaların bir ısınıp bir soğuması enfeksiyon hastalıklarında artışa yol açıyor. Bu süreçte grip ve soğuk algınlığından korunup sağlıklı kalmanın yolu ise doğru besinleri uygun miktarda tüketmekten geçiyor. Memorial Wellness Beslenme Danışmanı Dyt. Işınsu Köksal, hastalıklardan korunmak için sağlıklı beslenme hakkında bilgi verdi.

Boğaz ağrısına karşı mercimek çorbası

Ilık su ve yeşil çay ile sebze ve baklagillerle yapılan çorbalar, geniz kuruluğuna oldukça iyi gelmektedir. Ayrıca vücudun su kaybını önleyen bu sıvı gıdalar, üst soluk borusunu nemli tutarak boğaz ağrısı belirtilerini de azaltmaktadır.

Süt ürünleri, yumurta ve balık ile gelen sağlık

D vitamini hastalıklara karşı vücudu korurken, yetersiz D vitamini alımı ise grip, soğuk algınlığı ve diğer solunum yolu enfeksiyonlarına yakalanma riskini artırmaktadır. Ayrıca D vitamini, kalsiyum emilimi ve kemiklerin güçlenmesini de sağlar. Yağda çözülen D vitamini için en iyi kaynaklar; balık yağı, yumurta, D vitamini ile zenginleştirilmiş süt, yoğurt ve tam tahıllar, peynir, İtalyan loru (ricotta), somon, ton balığı, sardalya, uskumru ve karidestir.

Yarım kivi günlük C vitamini ihtiyacınızı karşılar

Yeterli C vitamini alımı bağışıklık sistemini güçlendirmek ve hastalıklardan korunmak için oldukça önemlidir. C vitamini kaynaklarını mümkün olduğunca çiğ tüketmek gerekir. C vitamininden zengin besinler; koyu yeşil yapraklı sebzeler, domates, brokoli, turunçgiller, çilek, kivi, siyah frenk üzümü, yaban mersini, brüksel lahanası ve karnabahardır.

Günlük C vitamini ihtiyacını karşılamak için 1.5 orta boy portakal ya da ½ orta boy kivi ya da 65 gram brokoli ya da 2 adet limon ya da 100 gram karalahana tüketmek yeterli gelebilir.

Maya ile gelen sağlık

Zararlı bakterilerle karşı savaşarak bunların bağışıklık sistemine zarar vermelerini engelleyen probiyotikler, ayrıca vücudun savunma sistemi için gerekli olan B ve K vitaminini üretmektedir. Bundan dolayı soğuk algınlığı ve grip de dahil olmak üzere birçok hastalığa karşı vücudun savunucu sistemleri arasında yer almaktadır. Probiyotiklerden zengin kaynaklar; mayalı süt ürünleri; yoğurt, kefir, miso çorbası, sirke kullanılmadan doğal olarak mayalanmış turşu, tempeh adı verilen Endonezya’nın geleneksel soya fasulyesinden yapılmış ürünü olarak sıralanmaktadır.

Sebze ve meyvelerin gücünden faydalanın

Sebze ve meyyelerde bulunan flavanoidler bakteri ve virüs gibi mikroplara karşı savaşarak antibiyotik etkisi göstermektedir. Çok yüksek düzeylerde alınsa bile flavanoidlerin vücuda yan etkisi yoktur. Pişirme, saklama, hazırlama ve doğrama gibi işlemler besinlerin flavanoid miktarını azaltmaktadır. Örneğin ıspanağın pişirilmesi %50 flavanoid kaybına yol açabilmektedir. Fakat sebzelerin pişirilmesi kişileri mikroplardan korur. Bu nedenle sadece sebzeleri fazla pişirmekten kaçınılmalıdır. Yeşil biber, maydanoz gibi sebzeler ile mevsim meyveleri çiğ olarak uygun miktarda tüketilirse oldukça fayda sağlar.

Ton balığı, hindi ve tavuk eti tüketebilirsiniz

Selenyum eksikliği gribal hastalıkların oluşma riskini artırmaktadır. Selenyumdan zengin besinler; ton balığı, buğday ruşeymi, ay çekirdeği, chia tohumu, yulaf kepeği, susam, mantar olarak sıralanabilir. Günlük minimum selenyum ihtiyacı ise 55 mikrogram’dır. Örneğin 100 gr. süzülmüş ton balığı selenyum ihtiyacının tamamını karşılarken, 100 gr. derisiz hindi eti bu ihtiyacın %50’sini, 100 gr. tavukgöğsü ise %40’ını karşılayabilir. Yeterli selenyum alımı için günde 1 avuç ay çekirdeği yenebilir.

Propolis vücut için koruma kalkanı görevi görüyor

Son yıllarda popülerlği hızla artan propolis, arıların çeşitli bitki ve ağaç kabuklarını çiğnemesi ve kendi enzimlerini de içine eklemesiyle oluşan koyu renkli yapışkan bir maddedir. Propolisin; bakteriler, mantarlar, virüsler ve iltihap oluşumuna karşı koruyucu ve ateş düşürücü özelliği vardır. Enfeksiyon veya hastalıklı dokunun yok edilmesine yardımcı olur. Ayrıca sindirim sistemi sorunları, deri hastalıkları ve diş problemlerine karşı da koruyucu olduğu belirtilmiştir. Propolis sıvı, tablet ve kapsül şeklinde satılmaktadır. Fakat arı ürünlerine karşı hassasiyet ve alerjisi olanların doktora danışmaları gerekmektedir.

Karnabahar ve brokoliyi sofralarınızdan eksik etmeyin

Bağışıklık sistemini korumak ve sağlıklı yaşlanmak için çok ön planda olan glutatyonun zengin kaynakları turpgiller yani brokoli, kabak, karnabahar, tere, brüksel lahanası, lahana, karalahana, kırmızı turp, şalgam ve alabaş yani yer lahanasıdır. Bu besinleri sık tüketmeye özen göstermek kişiyi enfeksiyonlara karşı koruyacaktır.

Düzenli egzersiz ve uyku düzeninize özen gösterin

Düzenli yapılan egzersizler de bağışıklık sisteminizi güçlendirmeye yardımcı olur. Fakat yüksek yoğunlukta ve uzun süreler boyunca yapılan dayanıklılık egzersizlerinin vücuttaki stres hormonlarını artıracağı için vücudun enfeksiyonlara karşı savaşma özelliğini azaltabileceği gözden kaçırılmamalıdır. Bu sebeple orta düzeyde düzenli olarak yapılan aktivite vücudumuzu enfeksiyonlara karşı korumak adına yeterlidir. Ayrıca 7-8 saat düzenli uykunun enfeksiyonlara karşı koruyucu olduğu bilinmektedir.


İşitme kaybının konuşma, anlama ve öğrenmeye engel olmaması için erken dönemde teşhis ve tedavi edilmesi büyük önem taşıyor. Memorial Ankara Hastanesi Kulak Burun Boğaz Bölümü’nden Op. Dr. Ozan Gökdoğan, öncesinde, işitme kayıplarının kişinin günlük yaşamında önemsenmeyen belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirterek, tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.

Kullanılan ilaçlar işitme kaybına neden olabilir

İşitme kaybı, kişinin duyma ve duyduğunu anlama fonksiyonlarının azalması olarak tanımlanmaktadır. Sonradan ortaya çıkan işitme kayıplarına yol açan faktörlerin başında; geçirilen bazı hastalıklar ve kullanılan ilaçlar yer almaktadır. Bu hastalıklardan bazıları; kızamık, kabakulak, çeşitli ateşli hastalıklar ya da enfeksiyon hastalıklarıdır. Bazı antibiyotikler, kemoterapi, tansiyon ilaçları ve aspirin kullanımı işitme kaybını tetikleyebilmektedir. İşitme kaybının sık görülen bir diğer nedeni de gürültüye maruz kalmaktır. Çalışma ortamlarında ve çevresel kaynaklarda oluşan gürültüler gün geçtikçe toplumun işitme sağlığını olumsuz etkilemektedir. Kulaklıkla müzik dinlemek, trafik gürültüsü, eğlence yerlerindeki gürültüler de işitme kaybına neden olabilecek faktörler arasındadır. İlerleyen yaşla birlikte işitme kaybı görülme oranı da artmaktadır. 65- 75 yaş arasındaki her 3 kişiden 1’inde işitme kaybı saptanmaktadır. 75 yaş üzerinde bu oran %50’ye kadar çıkmaktadır.

Yüksek sesle konuşmak işitme kaybına işaret edebilir

İşitme, zaman içinde yavaş yavaş bozulabilmektedir. Bu durum da teşhisin gecikmesine neden olabilir. İşitme kaybının en temel belirtileri; söylenilenleri sık tekrarlatmak ve yüksek sesle konuşmaktır. İşitme kaybının erken döneminde, çocuk sesi gibi yüksek frekanslı seslerin, “S” ve “F” içeren seslerin anlaşılması daha güçtür.

Diğer belirtiler şu şekilde sıralanabilir:

– Telefon konuşmalarının anlaşılmasında zorlanmak
– Çevre gürültüsü varlığında işitmede güçlük çekmek
– Birden çok kişinin konuştuğu bir ortamda konuşmayı takip edememek
– İnsanların net konuşmadığını ve mırıldandığını düşünmek
– Sıklıkla karşıdakinin söylediğini yanlış anlamak veya yanlış cevap vermek
– Söylenilenlerin sıklıkla tekrar ettirmek
– Televizyon sesinin çok açmak
– Kulaklarda çınlama ve uğultu

İşitme kaybının erken teşhisi oldukça önemli

İşitme kaybının erken teşhisi, özellikle yenidoğan ve bebeklik döneminde oldukça önemlidir. Bu dönemde işitme kaybının erken teşhis edilmesi için rutin olarak “yenidoğan işitme taraması programı” uygulanmaktadır. Bu yöntemle işitme kaybı olan çocuklara ilk 3 ayda tanı konulur ve işitme kaybının cihaz veya implantlarla düzeltilmesi sağlanır. Çocuğun dil ve konuşma gelişimi açısından erken teşhisin çok önemli olduğu unutulmamalıdır. Teşhiste erişkinlerde “odyometri testi” olarak bilinen işitme testleri kullanılmaktadır. Klasik odyometri testleri, erişkinlerde ve uyumlu çocuklarda işitme kaybı tanısı için kolayca kullanılabilecek testlerdir. Küçük çocuklarda tanı için “oyun odyometrisi” kullanılmaktadır. Çok küçük bebeklerde ve odyometri testi yapılamayan durumlarda BERA testi ile işitme kaybı değerlendirilmektedir.

Tedavi işitme kaybının tipine ve derecesine göre belirleniyor

İşitme kaybının tedavisi, işitme kaybının tipine ve derecesine göre planlanılmaktadır. İletim tipi işitme kayıpları; ilaçlar, diyet değişiklikleri ve bazı cerrahi müdahalelerle düzeltilebilmektedir. Sinirsel tip işitme kayıpları ise sıklıkla işitme cihazlarıyla tedavi edilmektedir. İşitme kaybı yaşayan her beş kişiden biri cihaz kullanabilmektedir. İşitme kaybı ile sağlanan ses normal sesten biraz farklıdır. Hastaya bu durumla ilgili bilgi verilmelidir. Biyonik kulak, sıklıkla çocukluk dönemi işitme kayıplarında kullanılsa da son dönemlerde erişkinlerde kullanımı da giderek artmaktadır.

Aile desteği çok önemli

İşitme kaybı olan kişilerin hayata adaptasyonunda aile ve çevre desteği oldukça önemlidir. Erken dönem işitme kayıplarında kişinin yaşam alanları bu duruma göre düzenlenmelidir. Örneğin oturma düzeni, karşılıklı olacak şekilde olmalıdır. İşitme kayıplarında dudak okuma ve mimiklerin etkisi iletişimi kolaylaştırmaktadır.

İşitme kaybı yaşayan bir kişiyle konuşurken dikkat edilmesi gerekenler:

– Konuşmaya başlamadan önce çevredeki televizyon, müzik vb. sesler azaltılmalıdır.
– Dikkatin yalnızca karşıdaki kişiye odaklanması sağlanmalıdır.
– Konuşurken dudak hareketleri görülebilir olmalıdır.
– Bağırmadan ama anlaşılır bir şekilde konuşulmalıdır.


Son olarak ‘Kara Para Aşk’ dizisi ile adından söz ettiren Büyüküstün’ün, oynadığı 15 dakikalık ‘Orman’ filmi, Londra’da düzenlenen film festivalinde birçok dalda aday gösterildi. Suriye’deki savaştan kaçan Ömer’in hikayesini konu alan, müziklerini Uygur Yiğit’in yaptığı filmin senaryosunu, Tuba Büyüküstün’ün eşi Onur Saylak ve Doğu Akal’ın yanı sıra edebiyat dünyasından tanınan akan Günday yazdı. Film, dün gece yapılan törende ‘En iyi kurgu’ ödülüne layık görüldü.

Büyüküstün’ü duygulandıran sürpriz

Festival için İngiltere’de bulunan Tuba Büyüküstün, yanına gelen Nadine J. adlı hayranı Londra’da yaşadığını ‘Ihlamurlar Altında’ dizisi ile birlikte sanatçının hayranı olduğunu belirterek kendisinin yazdığı, Arib Alajmi’nin çizimlerini yaptığı ‘Just Being Tuba’ (Sadece Tuba Olmak) isimli kitabı sanatçıya verdi. Filistin kökenli olduğu belirtilen Nadine J., kitabı internet üzerinden bugünden itibaren satışa çıkardığını, gelirini Tuba Büyüküstün’ün ‘İyi niyet elçisi’ olduğu Birleşmiş Milletler’e bağlı UNICEF’e bağışlayacağını söyledi.

“Ağlamaya gidiyorum”

Büyüküstün, hayranının yazdığı kitabı görünce duygulanarak “Ağlamaya gidiyorum” dedi. 24 sayfalık, 11 dolardan satışa çıkarılan kitapta Tuba Büyüküstün hayranlarının sosyal medyada dikkatini çeken kitapta sanatçının hayatı, bugüne kadar yer aldığı yapımlar, kazandığı ödüller yer aldı. Yazar Büyüküstün için aydınlık yüzlü, mütevazı, utangaç, çok iyi bir oyuncu, mükemmel anne, ilham kaynağı tanımlamalarını yaptı. Nadine J., sosyal medyada Tuba Büyüküstün’ü karşısında görünce birlikte fotoğraf çektirmeyi aklına getirememekten yakındı.

Tuba Büyüküstün’ün çeşitli ülkelereki hayranları bir süre önce internet üzerinden aralarında örgütlenerek sanatçı için duygularını kaleme alırken, çizdikleri resim ve şiirlerin yer aldığı 224 sayfadan oluşan özel tek baskı ‘Koşulsuz Sevgi’ isimli kitap hazırlayarak sanatçıya sette teslim etmişti.


IMG Fashion, Sonbahar/Kış 2016 defilelerinin gerçekleşeceği Mercedes-Benz Fashion Week Istanbul’un tarihlerini resmi olarak açıkladı. Mercedes-Benz Fashion Week Istanbul, 14-19 Mart 2016 tarihleri arasında, Zorlu Center Meydan Katı Park Alanı’nda gerçekleşecek.

Fashion Week Istanbul’a katılacak tasarımcılar gerçekleşecek defile ve sunumların ön takvimi, önümüzdeki günlerde açıklanacak.


Dişleriniz istediğiniz beyazlıkta değilse ve bu soruna bir türlü çözüm bulamıyorsanız, size başka bir formül verelim: Alüminyum folyo.

Dişlerinize kapladığınız alüminyum folyo sayesinde dişlerinizin renginin kısa süre içerisinde açıldığını göreceksiniz.

İşte dişlerinizi alüminyum folyo ile beyazlatmanız için yapmanız gerekenler…

– İlk olarak dişlerinize ve alüminyum folyoya bir miktar diş macunu sürün.

– Dişlerinizi folyo ile kaplayarak yaklaşık bir saat boyunca bekletin.

– Ardından folyoyu çıkararak hafifçe dişlerinizi fırçalayın.

– Kısa sürede dişlerinizdeki renk farkını göreceksiniz.


Hamilelik döneminde fazla kilo alımından şikayetçi anne adayları için Dr. Fevzi Özgönül önemli bilgiler verdi. Hem kendi hem de bebekleri için doğru beslenme tüyoları veren Özgönül’ün sağlıklı gebelik listesine mutlaka bir göz atın.

– Hamur işi ve tatlı gıdalardan uzak durmalısınız.

– Ekmeği sadece öğünlerde ve az olarak tüketmelisiniz. Ekmeği seçiminde de beyaz ekmek ve kepekli ekmekten kaçınmalısınız.

– Meyveyi sabah veya öğlen öğünlerinde tüketmelisiniz.

– Ara öğünler yerine ana öğünlerde tam doymaya gayret etmelisiniz.

– Asitli ve şekerli içeceklerden uzak durun ve su içmeye özen gösterin.

– Yemek seçerken hem et hem de sebze tüketmeye dikkat edin.

– Bebeğiniz çabuk gelişsin diye iki kişilik yemeyin.

– Hareketinizi artırmayı ve yürüyüş yapmayı ihmal etmeyin.

– Yemek miktarını iştahınıza göre ayarlayın.

– Düzenli bir uyku saatiniz olmalı. Böylece biyolojik ritminiz normale döner ve siz de aşırı kilo almaktan kurtulursunuz.


Toronto Hayvanat Bahçesi’nde yeni bir heyecan yaşanıyor. Henüz 3 aylık olan yavru kutup ayısı Juno, ilk kez basının karşısına çıkarıldı. 3 aylık yavru kutup ayısı yine ilk kez karla tanıştı.

Kutup ayısının sevimli görüntüleri izleyenleri gülümsetti. Kanada’da kutup ayıları koruma altında bulunuyor.


Ağız ve Diş Sağlığı - Aile Planlaması - Anne & Çocuk Sağlığı - sağlık