Kekemeliği, akıcı konuşma bozukluklarından ayırt edebilecek tatmin edici objektif bir yöntem yoktur. Bu nedenle, kekemelik tanısının konması dinleyicinin/hekimin yargısına bağlıdır. Bu demektir ki, kekemelik tanısının konması için uygulanan herhangi bir değerlendirme, kontrol edilemeyen değişkenler nedeni ile hekimin yorumuna bağlı olacaktır. Esas problem, konuşmanın objektif değerlendirilmesi ile ilgili bir yaklaşımın kekemeliğin miktarının subjektif olarak değerlendirmesi ile yakından ilişkili olmasıdır.
Kekeme olan ve olmayan çocuklarla ilgili tek tutarlı gözlem farklı oranlarda aynı tip akıcı konuşma bozukluğu sergilemeleridir. Yapılan çalışmalar, kekeme olan çocukların kelime içi akıcı konuşma bozukluğunu daha çok yaptıklarını göstermiştir. Ayrıca, kekeme olan çocuklar, 100 kelimelik bir konuşma içerisinde an az 3 tane kelime içi akıcı konuşma bozukluğu gösterirken kekeme olmayan çocuklar 3’den az örnek göstermişlerdir. Yapılan birçok çalışmaya bağlı olarak 100 kelime içerisinde 3 veya daha fazla kelime içi akıcı konuşma bozukluğu gösteren çocuklar kekeme veya kekemelik için risk altında olarak değerlendirilmektedir.
İlgili Yazılar:







“Kekemeliğin Tanımlanması ve Ölçülmesi” için yorum yapılmamış
Bir Cevap Yazın