Kadın ve erkeğin fiziksel ayrımları, onların değişik sağlık problemleri ile karşılaşmalarının da nedenini oluşturmaktadır. Kadın fizyolojisine bağlı olarak ortaya çıkan gebelik, doğum, menopoz gibi süreçler ve bu süreçlerin kendine has hastalıkları, sorunları kadın ve erkeğin sağlık gereksinimlerindeki farkların sebepleri olarak sayılabilir. Ayrıca kadınların bazı hastalık ve durumlar için yaşa göre değişken risk grubunda olmaları da kadınlara özgü sağlık sorunlarının ayrıca ele alınması ve özgün yaklaşımlar getirilmesini gerektirir. Yetişkin kadın sağlığında yaklaşım iki temele dayanır. Bunlardan biri kronik hastalıklarla ilişkili olayların çocukluk çağında gelişmeye başlaması, diğeri ise bu hastalıklardan birincil korunma için müdahalelerin menopozdan önce yapılmasının gerekliliğidir.
Yaşa ve topluma göre girişimler farklılık gösterse de hedef sağlığın iyileştirilmesi ve hastalıktan korunmadır. Kadınlarda düşünülen yaşam ümidi daha fazladır. Uzun yaşama mümkün oldukça, bu daha uzun yaşamın kalitesi de önem kazanmaktadır.
Kadın sağlığı belirleyicileri
Sağlık durumu biyolojik, sosyal ve kültürel faktörlerle sıkı ilişki içindedir. Bu faktörler kadınları ve erkekleri farklı etkiler. Kadının üreme fonksiyonu, düşük sosyoekonomik statü, korunmasız cinsel ilişki sonucu istenmeyen gebelikler ve cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar, kadınlara erkeklerden fazla riskler yükler. Biyolojik ve sosyal faktörlerin kadınların sağlığı üzerinde yaşam boyunca birikici bir etkisi vardır. Bu nedenle kadınlar tüm yaşamları boyunca sağlıklarını bozabilecek nedenler açısından değerlendirilmelidir. Örneğin çocukluğunda gelişme geriliği olan bir genç kız ilerde doğum öncesi ve sonrasında artmış komplikasyon riski ile karşı karşıyadır.
1- Biyolojik belirleyiciler: Doğurganlığın yüksek ve temel doğum öncesi bakımın kötü olduğu ülkelerde kadın sağlığı risk altındadır. Sahra altı ülkelerin bazılarında 7-9 kadından biri gebelikle ilgili nedenlerle ölmektedir. Anemi, malarya ve tüberküloz gibi bazı hastalıklar gebelik sırasında alevlenebilir. Gebelik komplikasyonları rahim sarkması gibi kalıcı hasarlara neden olabilir. Biyolojik faktörler nedeniyle kadınlar erkeklerden daha fazla Cinsel yolla bulaşan hastalığa maruz kalırlar. Kadınlarda Cinsel yolla bulaşan hastalıklar sıklıkla belirti vermeden seyreder, bu da tedavinin gecikmesine ve sonuçların daha kötü olmasına yol açar.
2- Sosyoekonomik faktörler: Fakirlik, gelişmekte olan ülkelerde kötü sağlık düzeyinin önemli nedenlerindendir ve kadınlar bundan daha fazla etkilenirler. Kültürel ve sosyoekonomik çevre kadınların beslenmesini, sağlık hizmetlerinden yararlanımlarını, hastalık ve yaralanmaların oluşumunu, sonuçlarını etkiler. Kadının sıklıkla aile içindeki ekonomik değeri ile ilişkili sosyal pozisyonu, kötü beslenme, erken ve sık gebelik kötü sağlık koşullarının devamına neden olur. Dünyanın büyük bir kısmında kadınlar hastalandıklarında ya daha az yada hastalığın daha ileri evrelerinde tedavi alırlar. Kadınların eğitim düzeylerinin düşük, aile kaynaklarını kullanmada ve karar vermede daha az söz hakkına sahip olduğu ülkelerde kadınlar, sağlık sorunlarını tanımada ve çözmede güçlük çekerler. Düşük sosyoekonomik düzeydeki kadınlar daha fazla fiziksel ve cinsel tacize ve mental depresyona maruz kalırlarken cinsel ilişkideki eşitsizlik istenmeyen gebelikler ve cinsel yolla bulaşan hastalıklara ile sonlanabilir. Kadın sağlığı, aile ve toplumdan kaynaklanan psikososyal faktörler, kadının bireysel sağlık durumu, doğurganlık davranışı, sağlık hizmetlerinin durumu gibi pek çok faktörden etkilenmektedir.
İlgili Yazılar:







“Kadın Sağlığı” için yorum yapılmamış
Bir Cevap Yazın