
Diyetin ve beslenmenin kan basıncının düzeni üzerindeki rolü üzerine bir çok çalışma yapılmıştır. Tek tek besin öğelerinin kan basıncı üzerindeki etkisi ile ilgili araştırmalar hala tartışılmaktadır.
Diyet çalışmalarının meta-analizleri, sodyum alımı yaklaşık olarak 75 mmol/gün kadar azaltıldığında sistolik kan basıncında 5 mmHg’lık ve diyastolik kan basıncında 2.6 mmHg’lık bir azalmanın olduğu kaydedilmiştir. Bu yüzden hipertansiyonu olan hastada tuz tüketiminin azaltılması önemlidir. Bununla beraber diyette tuz kısıtlaması 5 g/gün’e kadar tavsiye edilmelidir.
Aynı zamanda potasyum ve/veya kalsiyum alımındaki artışın, arteryel basınçta azalmaya sebep olduğu bilinmektedir. Diyet potasyum ilavesi (50 – 120 mmol/gün’lük ilave), kan basıncını tuz kısıtlaması ile aynı miktarda azaltır.
Hafif olarak yüksek kalsiyum alımı da (1.5 g kalsiyum) günlük potasyum ilavesi ile birlikte olarak yaşa bağlı osteoporozun derecesini de azaltır.
Şişman hastalar zayıflatılmalıdır. Obez hipertansiyon hastaları üzerinde yapılan bir çalışmada, 6 ayda ortalama 4.4 kg’lık bir vücut ağırlığı kaybının kan basıncında 2.5 mmHg’lık bir azalmaya neden olduğu gösterilmiştir.
Kolesterol ve doymuş yağların alımında bir kısıtlama aterosklerotik komplikasyonların görülmesini azaltabileceğinden önerilir. Ayrıca hastanın kalp damar durumunun sınırlarına bağlı olarak düzenli egzersiz önerilir. Egzersiz; kilo kontrolünün yanında arteryel basıncı düşürmesi gibi faydası da vardır.
Özellikle yararlı bir yaklaşım; potasyumdan zengin ve doymuş ve total yağdan fakir olan “Hipertansiyonu Durdurmada Diyetsel Yaklaşımlar DASH diyetidir. Bu diyet sınırda ve evre 1 hipertansiyon olan hipertansif bireylerde kan basıncını önemli derecede düşürmüştür.
İlgili Yazılar:







“Hipertansiyonda Beslenme Tedavisi” için yorum yapılmamış
Bir Cevap Yazın