<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Xsağlık, hastalık tanı, tedavi ve korunma</title>
	<atom:link href="http://www.xsaglik.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.xsaglik.com</link>
	<description>sağlık, guatr, hipertiroidi, sivilce, hastalık tedavileri, hastalık nedenleri, prostat, yanık, göz, kalp, ilaçlar, reflü, mantar, depresyon, böbrek, kanser, sinir, şeker hastalığı</description>
	<lastBuildDate>Sat, 21 Apr 2012 03:29:26 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3</generator>
		<item>
		<title>Vücudumuzu Yaza Hazırlayalım</title>
		<link>http://www.xsaglik.com/vucudumuzu-yaza-hazirlayalim.html</link>
		<comments>http://www.xsaglik.com/vucudumuzu-yaza-hazirlayalim.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 21 Apr 2012 03:29:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Xsaglik Yönetim</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlik]]></category>
		<category><![CDATA[Güzellik-Estetik]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[zayıflama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.xsaglik.com/?p=1376</guid>
		<description><![CDATA[2012 yılının yaz ayları artık yavaş yavaş geliyor. Bahar aylarındayız ve herkesi şimdiden yaz aylarında oluşacak heyecan sarmaya başladı bile. Tatil planları, eğlence ve dinlenme tüm insanların yaz aylarında özlemini duyduğu konulardan birisidir. Peki bayanlar için özellikle yaz aylarına vücut olarak hazır olduğunuzu düşünüyor musunuz? Gelin bu durumu birlikte inceleme altına alarak yorum getirmeye çalışalım. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.xsaglik.com/wp-content/uploads/2012/04/vucudumuzu-hazirlayalim.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-1377" title="vucudumuzu-hazirlayalim" src="http://www.xsaglik.com/wp-content/uploads/2012/04/vucudumuzu-hazirlayalim-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>2012 yılının yaz ayları artık yavaş yavaş geliyor. Bahar aylarındayız ve herkesi şimdiden yaz aylarında oluşacak heyecan sarmaya başladı bile. Tatil planları, eğlence ve dinlenme tüm insanların yaz aylarında özlemini duyduğu konulardan birisidir. Peki bayanlar için özellikle yaz aylarına vücut olarak hazır olduğunuzu düşünüyor musunuz? Gelin bu durumu birlikte inceleme altına alarak yorum getirmeye çalışalım.</p>
<p>&nbsp;<br />
<span id="more-1376"></span></p>
<p>Bayanlar, yaz aylarında deniz, kum ve güneşin tadını çıkarmak için çok heyecanlı tavır sergilerler. Ancak bikini giyme konusunda vücudu ile sorun yaşayan bayanların çok sıkıntılı dönemler yaşadıklarını rahatlıkla söyleyebilme şansına sahibiz. Vücudunuzu yaza hazırlamak için öncelikle beslenme konusunda biraz düzenlemeye gitmeniz gerekiyor. Her gün lifli yiyecekler ve 3 öğün beslenme konusuna dikkat ettiğiniz takdirde vücudunuzda ki fazla yağları ve kiloları dışarı atabilme şansına sahip olabilirsiniz. Bununla birlikte günlük spor yapmak son derece önemlidir. Spor yaparak ter yolu ile vücudunuzda ki tüm toksinleri dışarı atabilme şansına sahip oluyorsunuz. Spor yaparak vücudunuzun kaybettiği sıvıyı günlük su tüketimi ile kapatarak cildinizde de diri bir görünüm sağlayabilme şansına sahipsiniz. Tabi ki cilt kremleri kullanmaya ve özellikle güneşli yaz aylarında güneşin zararlı ışınlarına maruz kalmamak amacı ile kremler ve yardımcı ürünler kullanmaya dikkat etmelisiniz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Biliyoruz ki bayanların vücudu çok hassastır ve en ufak bir zedelenmede dahi çok ciddi lekeler ve problemler ile mücadele edebilme durumu ortaya çıkar. Ancak vücudunuzun şekle girebilmesi ve yaz aylarında düzgün bir görünüm kazanabilmesi için günlük spor çok daha önemli bir faktör olarak dikkat çekiyor. Yaz aylarında güneşlenirken düzgün bir vücut ile hem kendinizi rahatlatmak, hem de bayanların gıpta ile baktığı bir vücuda sahip olabilmek için düzenli beslenme ve günlük spor konusunu asla aksatmamanızı şiddetle tavsiye ediyoruz.</p>
<img src="http://www.xsaglik.com/?ak_action=api_record_view&id=1376&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.xsaglik.com/vucudumuzu-yaza-hazirlayalim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sırt Ağrısı Nedenleri</title>
		<link>http://www.xsaglik.com/sirt-agrisi-nedenleri.html</link>
		<comments>http://www.xsaglik.com/sirt-agrisi-nedenleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 30 Mar 2012 11:54:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Xsaglik Yönetim</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlik]]></category>
		<category><![CDATA[kronik sırt ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[sırt ağrıları]]></category>
		<category><![CDATA[sırt ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[sırt ağrısı nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[sırt tutulması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.xsaglik.com/?p=1371</guid>
		<description><![CDATA[Genellikle yaşı ilerlemiş insanların sırt bölgesinde dönem dönem çok ciddi ağrılar hissedilebilmektedir. Bu ağrılar, zaman içerisinde kronik bir rahatsızlık haline dahi gelebilmekte ya da meydana gelmiş çok ciddi bir hastalığın belirtisi olarak uyaran görevi üstlenebilmektedir. Sırt ağrısı nedenleri dediğimiz zaman aslına bakıldığında birçok farklı neden ve sonucu bir araya toparlamamız gerekecektir. &#160; Sırt ağrıları, öncelikli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.xsaglik.com/wp-content/uploads/2012/03/sirt-agrisi.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-1372" title="sirt-agrisi" src="http://www.xsaglik.com/wp-content/uploads/2012/03/sirt-agrisi-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>Genellikle yaşı ilerlemiş insanların sırt bölgesinde dönem dönem çok ciddi ağrılar hissedilebilmektedir. Bu ağrılar, zaman içerisinde kronik bir rahatsızlık haline dahi gelebilmekte ya da meydana gelmiş çok ciddi bir hastalığın belirtisi olarak uyaran görevi üstlenebilmektedir. <strong>Sırt ağrısı nedenleri</strong> dediğimiz zaman aslına bakıldığında birçok farklı neden ve sonucu bir araya toparlamamız gerekecektir.</p>
<p>&nbsp;<br />
<span id="more-1371"></span><br />
<strong>Sırt ağrıları</strong>, öncelikli olarak vücudun boyun ya da omurilik bölgesinde yaşanan herhangi bir sorundan kaynaklanma ihtimali olduğu gibi, sırtın yapısının bozulması ile de doğrudan alakası olabilir. Bu nedenle sırt ağrısının meydana gelmesindeki nedenin belirlenmesi çok önemlidir. İnsanın sırt yapısı, çok hareketli bir yapıya sahiptir ancak çok ters durumlarda kalıcı hasarlar meydana gelebilir. <strong>Sırt ağrısı nedenleri</strong> dendiğinde aslında birçok farklı hastalığında buna neden olduğunu rahatlıkla söyleyebilme şansına sahip oluyoruz. Akciğer hastalıkları, safra kesesi sorunları ve mide problemleri gibi kronik durumlar, sırt ağrısının meydana gelmesine olanak sağlayan en önemli rahatsızlıklardan birkaçı olarak sıralanabilir. <strong>Sırt ağrısının teşhisi</strong>, ilerleyen süreçte uygulanacak tedavi yöntemleri açısından son derece önemli ve dikkat edilmesi gereken bir husustur.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Teşhis için öncelikli olarak detaylı bir şekilde fiziki muayene yapılmalıdır. Fiziki muayene sonucunda sırt dinleme işlemi uygulanır. Kesin bir sonuç alınamaması durumunda MR ve BT uygulamaları ile doktorlar, hastalığın asıl nedeninin ne olduğunu çözmeye ve tedavi yöntemi uygulamaya çalışırlar. Unutulmamalıdır ki sırt bölgesinin sürekli olarak kambur olması, yapısı bozuk bir sandalye de eğri bir şekilde oturulması ya da bu gibi daha birçok farklı sırt yapısını bozacak etken, ciddi ağrılara neden olacaktır. Omurilik kısmından da meydana gelebilecek herhangi bir problem olabilir. Bu nedenle sizlere öncelikli tavsiyemiz, şiddetli sırt ağrısı çekiyorsanız en kısa süre içerisinde herhangi bir ortopedist ile görüşmeniz ve tedaviye başlamanız olacaktır.</p>
<img src="http://www.xsaglik.com/?ak_action=api_record_view&id=1371&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.xsaglik.com/sirt-agrisi-nedenleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bahar Nezlesi ve Belirtileri</title>
		<link>http://www.xsaglik.com/bahar-nezlesi-ve-belirtileri.html</link>
		<comments>http://www.xsaglik.com/bahar-nezlesi-ve-belirtileri.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 05:02:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Xsaglik Yönetim</dc:creator>
				<category><![CDATA[Solunum Sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[bahar nezlesi]]></category>
		<category><![CDATA[nezle]]></category>
		<category><![CDATA[nezle nedir]]></category>
		<category><![CDATA[soğuk algınlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.xsaglik.com/?p=1365</guid>
		<description><![CDATA[Günümüzde insanlar, birçok farklı nedenden kaynaklı olarak ciddi hastalıklar yaşayabilmektedirler. Ancak birçok hafif hastalıkta dönem süresince sürekli olarak başımızdadır. Bahar nezlesi, son dönemlerde görülen en ciddi ve tehlikeli hastalıklardan birisi olarak dikkatleri çekiyor. Uzmanlar, her ne kadar hafif gibi görünse de bu hastalık son derece ciddi sonuçları ortaya çıkarabiliyor konusunda uyarılarda bulunuyorlar. &#160; Bahar aylarında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.xsaglik.com/wp-content/uploads/2012/03/bahar_nezlesi.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-1366" title="bahar_nezlesi" src="http://www.xsaglik.com/wp-content/uploads/2012/03/bahar_nezlesi-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>Günümüzde insanlar, birçok farklı nedenden kaynaklı olarak ciddi hastalıklar yaşayabilmektedirler. Ancak birçok hafif hastalıkta dönem süresince sürekli olarak başımızdadır. Bahar nezlesi, son dönemlerde görülen en ciddi ve tehlikeli hastalıklardan birisi olarak dikkatleri çekiyor. Uzmanlar, her ne kadar hafif gibi görünse de bu hastalık son derece ciddi sonuçları ortaya çıkarabiliyor konusunda uyarılarda bulunuyorlar.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bahar aylarında genelliklem polenlerin artmasından dolayı bu rahatsızlık insanlarda gözlemlenebilmektedir. Genel olarak polenler nedeni ile bu hastalık gözlemlenebilmektedir ancak uzmanlar bu hastalık ile ilgili çok ciddi bir uyarı yapmaktadırlar. Bahar nezlesinin ürtiker, alerjik astım, konjunktivit ve bu gibi birçok safhası olduğunu ve hastalık süresince tedavinin çok önemli olduğunu sürekli olarak dillendirmektedirler. Öncelikle bu hastalıktan korunmanın yolları vardır ancak belirtileri çok önemlidir.</p>
<p><span id="more-1365"></span></p>
<h2>Bahar nezlesi belirtileri aşağıdaki gibi sıralanabilir;</h2>
<ul>
<li>Aşırı ve Sürekli Hapşırma Nöbetleri</li>
<li>Sürekli Burun Tıkanıklığı</li>
<li>Burun Akıntısı</li>
<li>Göz Kısmında Aşırı Kaşıntı ve Sulanma (Konjunktivit)</li>
<li>Burun, Damak ve Dudak Bölgelerinde Şiddetli Kaşıntı</li>
<li>Sert Öksürük Hali</li>
<li>Aşırı Baş Ağrısı</li>
</ul>
<p>Bu hastalığın en önemli belirtileri arasında yer almaktadır. Uzmanlar, bu belirtilerin bilhassa bahar döneminde görülmesi halinde <strong>bahar nezlesi</strong> tehlikesinin ortaya çıktığını ve en kısa sürede doktora başvurmanız gerektiğini bildiriyorlar. Genel olarak ilk tedavi süreci ilaç tedavisi olarak yapılır veya iğne tedavisi de bu hastalığın iyileştirilmesinde etkili rol oynuyor. Ancak bunların fayda sağlamadığı yerde elbette ki çok daha çeşitli tedavi yöntemleri uygulanabilmesi muhtemeldir.</p>
<p>&nbsp;<br />
<strong>Bahar nezlesi</strong> süresince istirahat son derece önemlidir. Uzmanlar, bu hastalık süresince sigara ve asitli içecek tüketiminin son derece zararlı olduğunu ve ilerleyen dönemlerde kalıcı sorunlara yol açabileceğini savunmaktadırlar. Bu nedenle bahar nezlesi belirtilerini kendinizde görüyorsanız, en kısa sürede uzman bir doktora başvurarak tedavi sürecini hızlı bir şekilde başlatabilir ve sağlığınıza kavuşabilirsiniz. Aksi takdirde bu hastalığın çok ciddi safhaları bulunduğundan dolayı tehlikeli dönemler sizleri bekliyor.</p>
<img src="http://www.xsaglik.com/?ak_action=api_record_view&id=1365&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.xsaglik.com/bahar-nezlesi-ve-belirtileri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ayak Mantarı</title>
		<link>http://www.xsaglik.com/ayak-mantari.html</link>
		<comments>http://www.xsaglik.com/ayak-mantari.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Mar 2012 13:23:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Xsaglik Yönetim</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[ayak mantarı bitkisel tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[ayak mantarları]]></category>
		<category><![CDATA[ayak sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[ayaklarda mantar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.xsaglik.com/?p=1360</guid>
		<description><![CDATA[Çoğu insan ayaklarında oluşan mantarlar sebebiyle büyük sıkıntılar çekmektedir. Bu durumu çevresindekilerden saklayarak uzun süreler boyunca bu hastalığı çekerler. Ayaklarda oluşan mantarlar deri yüzeyinde çatlaklara sebep olacağından yürümekte zorluk yaratabilir. Ayrıca bu çatlaklar gün içinde ayakta durduğunuz süre boyunca daha da derinleşerek açık yaralara dönüşür. Ayaklar gibi bütün gün kullanmak zorunda olduğumuz organlarda oluşan yaraların [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.xsaglik.com/wp-content/uploads/2012/03/ayakta-mantar.jpg"><img src="http://www.xsaglik.com/wp-content/uploads/2012/03/ayakta-mantar-150x150.jpg" alt="" title="ayakta-mantar" width="150" height="150" class="alignleft size-thumbnail wp-image-1361" /></a>Çoğu insan ayaklarında oluşan mantarlar sebebiyle büyük sıkıntılar çekmektedir. Bu durumu çevresindekilerden saklayarak uzun süreler boyunca bu hastalığı çekerler. Ayaklarda oluşan mantarlar deri yüzeyinde çatlaklara sebep olacağından yürümekte zorluk yaratabilir. Ayrıca bu çatlaklar gün içinde ayakta durduğunuz süre boyunca daha da derinleşerek açık yaralara dönüşür. Ayaklar gibi bütün gün kullanmak zorunda olduğumuz organlarda oluşan yaraların iyileşmesi çok zor olmaktadır.</p>
<p><strong>Ayaklarda mantar</strong> oluşumunun bir diğer belirtisi de kaşıntıdır. Özellikle parmak aralarının sürekli kaşınması ve kaşındığı halde bu hissin kaybolmaması sinir bozan bir durum haline dönüşmektedir. İş hayatında ayakkabı içinde kapalı olan ayakların kaşınamaması, yapılan işe konsantrasyonu zorlaştırarak insanları işinden bile edebilir.</p>
<p><span id="more-1360"></span></p>
<p>Kötü koku da <strong>ayak mantarları</strong>nın bir diğer etkisidir. Ayakların sürekli yıkanmasına rağmen geçmeyen ayak kokusu, mantarın en büyük habercisidir. Çevrenizde insanların ayak kokunuz yüzünden sizden uzak durmasının üzerinizdeki psikolojik etkisi son derece olumsuzdur. İlerleyen aşamalarda özgüven eksikliği ve insanlardan uzak durmaya kadar gidebilir.</p>
<p><em>Ayak mantarından kurtulma</em>nın en doğal ve etkin biçimi kınadır. Kına içinde bulunan doğal özler sayesinde mantar oluşumunu engelleyici bir maddedir. Gece yatmadan önce hazırlayacağınız pratik bir karışımla bir hafta gibi kısa bir sürede mantardan kaynaklanan kaşıntı, çatlak ve kötü kokudan kolayca kurtulabilirsiniz.</p>
<h2>Ayak Mantarından Kurtulma</h2>
<p>İki yemek kaşığı kınayı cam bir kasenin içine koyun. Üzerine birer yemek kaşığı şap ve zeytinyağı ekledikten sonra birbirlerine iyice karışana kadar karıştırın. Hazırladığınız bu karışımı sorunlu bölgelere iyice yedirerek sürdükten sonra bir bezle ayaklarınızı sarın. Dilerseniz kına karışımının dışarı taşmasını önlemek için ayaklarınızı streç film ile sarabilirsiniz. Pamuklu bir çorap giyerek yatın. Sabaha kadar mantarlı bölgeye etki edecek bu karışım sayesinde bir hafta gibi kısa bir sürede ayaklarınızdaki mantardan kurtulacaksınız. Sorunun tekrarlanması halinde yine birer haftalık dönemlerle uygulamaya devam edebilirsiniz.</p>
<img src="http://www.xsaglik.com/?ak_action=api_record_view&id=1360&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.xsaglik.com/ayak-mantari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çölyak Hastalığı ve Tedavisi</title>
		<link>http://www.xsaglik.com/colyak-hastaligi-ve-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.xsaglik.com/colyak-hastaligi-ve-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Feb 2012 09:05:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Xsaglik Yönetim</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bağırsak hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[çölyak]]></category>
		<category><![CDATA[çölyak hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[çölyak tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[çölyakta bakım]]></category>
		<category><![CDATA[çölyakta beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[gıda alerjisi]]></category>
		<category><![CDATA[gluten duyarlılığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.xsaglik.com/?p=1354</guid>
		<description><![CDATA[Günümüzde beslenmenin ne kadar önemli ve hayati önem taşıdığını biliyoruz. Çölyak hastalığı, son dönemlerde görülen ve kalıcı etkiye sahip ciddi sorunlardan birisi olarak dikkatleri çekiyor. Gıda alerjisi olarak bilinen ve uzun süreli ciddi problemlerin ortaya çıkmasında etken olan bu hastalık, özellikle son dönemlerde sıkça rastlanan rahatsızlıklar arasında ilk sırayı almayı başarmıştır. Yaşam boyu devam ettiği [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.xsaglik.com/wp-content/uploads/2012/02/colyak-hastaligi.jpg"><img src="http://www.xsaglik.com/wp-content/uploads/2012/02/colyak-hastaligi-150x150.jpg" alt="" title="colyak-hastaligi" width="150" height="150" class="alignleft size-thumbnail wp-image-1355" /></a>Günümüzde beslenmenin ne kadar önemli ve hayati önem taşıdığını biliyoruz. <strong>Çölyak hastalığı</strong>, son dönemlerde görülen ve kalıcı etkiye sahip ciddi sorunlardan birisi olarak dikkatleri çekiyor. <strong>Gıda alerjisi</strong> olarak bilinen ve uzun süreli ciddi problemlerin ortaya çıkmasında etken olan bu hastalık, özellikle son dönemlerde sıkça rastlanan rahatsızlıklar arasında ilk sırayı almayı başarmıştır. Yaşam boyu devam ettiği bilinen ancak iyi tedavi yöntemleri kullanıldığında nadiren de olsa çözüldüğü görülen <strong>Çölyak hastalığı</strong>, çok dikkat edilmesi gereken bir hastalık.</p>
<p><span id="more-1354"></span></p>
<p><strong>Çölyak hastalığı tedavisi</strong> konusunda aslında birçok uzman görüş ayrılığına düşmüş görünüyor. Uzmanların genel önerisi ve bilgilendirmesi, bu hastalığın tedavi sürecinin ilk safhasının diyet olduğu yönündedir. Ancak birçok vücut, diyete yanıt vermeyebilir. Uzmanlar, bu duruma Refraktör çölyak hastalığı adını koymuştur ki vücut hiçbir şekilde tedaviye cevap veremeyebilir. Bu durumda uygulanan en önemli tedavi yöntemi de kortizon tedavisi olarak uygulanıyor. Hasta, bir süre sonra kendini iyi hisettiğinde ve <strong>Gluten</strong> içeren gıdaları tüketmeye başladığında, 2 haftalık bir sürecin ardından sorunu tekrar nüksedebilir ve bu duruma son derece dikkat edilmesi gerekir Aksi takdirde ikinci bir tekrar durumunda tedavi son derece zorlaşır.</p>
<p>Ancak uzmanlar, diyeti kesinlikle en önemli tedavi safhası olarak görüyorlar. Bu nedenle Çölyak hastalığının en önemli tedavisi diyet olarak söylenebilir. Kortizon, bildiğimiz üzere bu hastalık için en önemli tedavi yöntemlerinden birisidir ancak insanlar, kortizon ürünleri ile ilgili çok ciddi bir nefret ile baktığından dolayı her zaman ilk etapta diyet konusunda bir uygulama yaparak hastalığın etkilerini en aza indirmeye çalışmaktadırlar. Ancak diyetin cevap vermediği durumlarda kortizon tedavisi mutlaka ama mutlaka uygulanması gereken tedavi yöntemlerinden birisi olarak biliniyor. Çölyak hastalığının en büyük düşmanlarından birisi de Gluten içeren gıdalar olduğunu biliyoruz. Tedavi süresi boyunca bu tip gıdaları tüketmemeniz son derece önemlidir. Aksi takdirde ciddi sorunlar sizleri bekliyor olacaktır.</p>
<p>Tedavi sürecinde son derece dikkatli olmalısınız ve kısa zaman içerisinde bu durumu ortadan kaldırmak için uzmanlara danışmalısınız.</p>
<img src="http://www.xsaglik.com/?ak_action=api_record_view&id=1354&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.xsaglik.com/colyak-hastaligi-ve-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Defne Sabununun Faydaları</title>
		<link>http://www.xsaglik.com/defne-sabununun-faydalari.html</link>
		<comments>http://www.xsaglik.com/defne-sabununun-faydalari.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Jan 2012 10:57:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Xsaglik Yönetim</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alternatif Tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[Koruyucu Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Şifalı Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[defne sabunu]]></category>
		<category><![CDATA[defne sabunu yararları]]></category>
		<category><![CDATA[defne yağı]]></category>
		<category><![CDATA[defne yaprağı]]></category>
		<category><![CDATA[doğal güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[doğal sabun]]></category>
		<category><![CDATA[sızma zeytinyağı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.xsaglik.com/?p=1348</guid>
		<description><![CDATA[Defne yaprağı doğadaki mucizelerden biridir. Defne yağı ise defne ağacının meyvelerinden elde edilen çok yararlı, cilt tarafından hızlıca emilebilen doğal bir yağdır. Defne sabunu da defne ağacından elde edilen çok faydalı bir üründür. Defne yağının antiseptik yani mikrop öldürücü olduğu bilim adamlarınca bilinmektedir. Sızma zeytinyağı ve defne meyvesinden elde edilen yağlardan defne sabunu yapılır, yapay [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.xsaglik.com/wp-content/uploads/2012/01/defne-sabunu.jpg"><img src="http://www.xsaglik.com/wp-content/uploads/2012/01/defne-sabunu-150x150.jpg" alt="" title="defne-sabunu" width="150" height="150" class="alignleft size-thumbnail wp-image-1349" /></a><strong>Defne yaprağı</strong> doğadaki mucizelerden biridir. <strong>Defne yağı</strong> ise defne ağacının meyvelerinden elde edilen çok yararlı, cilt tarafından hızlıca emilebilen doğal bir yağdır. Defne sabunu da defne ağacından elde edilen çok faydalı bir üründür.</p>
<p>Defne yağının antiseptik yani mikrop öldürücü olduğu bilim adamlarınca bilinmektedir. <strong>Sızma zeytinyağı</strong> ve defne meyvesinden elde edilen yağlardan <strong>defne sabunu</strong> yapılır, yapay ve kimyasal katkı maddeleri içermeği için doğaldır.</p>
<p><span id="more-1348"></span></p>
<h2>Defne Sabununun Yararları</h2>
<p>Saçların yıpranmasını yavaşlatır, dökülmesini azaltır, ayrıca kullanım sonrası iyi durulandığında kepeklenmeye karşı da oldukça etkili bir sabundur. Cildi beslemesi ve canlandırmasından ötürü cilde faydası gözle görülür derecede fazladır. Doğal mikrop öldürücü yapısı olması tüm vücut parazitlerine ve mantar hastalığına karşı etkili çözüm sağlar. Deri hücrelerini yenilediği için vücuda daha genç bir görünüm sağlar.</p>
<p>Doğal <strong>sızma zeytinyağı</strong> ile karıştırılarak özellikle Antakya yöresinde çok miktarda üretilmektedir. Hiç bir katkı maddesi kullanılmadığı için tamamen doğaldır. Yapay ve kimyasal katkı maddesi içeren ürünlerin neden olduğu cilt tahribatlarına ve allerjik reaksiyona bağlı deri hastalıklarına yol açmaz.</p>
<p>Özellikle çocuklarda ve aşırı terleyen bünyelerde pişiğe karşı kullanılabilir. Varisleri rahatlattığı uzun yıllardır bilinmektedir. Ergenlik döneminde oluşan sivilcelere, siyah noktalara karşı kullanılan en doğal yöntemlerden biridir. Travma veya hastalık nedeni ile oluşmuş saç diplerindeki yara ve tahribatlara karşı oldukça etkilidir. Derideki gözenekleri açıp temizlemesinden dolayı doğal peeling sayılabilir. Romatizmaya bağlı mafsal ağrılarını azaltır. Doğal kokusu ve antiseptik yapısından dolayı kapalı kalan dolaplarda muhafaza edildiğinde haşere barınmasını engeller.</p>
<img src="http://www.xsaglik.com/?ak_action=api_record_view&id=1348&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.xsaglik.com/defne-sabununun-faydalari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ağız Kokusu neden olur?</title>
		<link>http://www.xsaglik.com/agiz-kokusu-neden-olur.html</link>
		<comments>http://www.xsaglik.com/agiz-kokusu-neden-olur.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Jan 2012 18:35:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Xsaglik Yönetim</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız ve Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[ağız kokmasında beslennme]]></category>
		<category><![CDATA[ağız kokmasının nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[ağız kokusu]]></category>
		<category><![CDATA[ağız temizliği]]></category>
		<category><![CDATA[kötü ağız kokusu]]></category>
		<category><![CDATA[nefes kokması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.xsaglik.com/?p=1343</guid>
		<description><![CDATA[Ağız kokusu (nefes kokması) herkesin karşılaşabileceği, kişiyi ve etrafındaki kişileri önemli ölçüde rahatsız eden bir durumdur. Ağız kokusunun birçok nedeni vardır ama çoğu kulak-burun-boğaz ve diş hastalıklarına bağlıdır. Ağız kokusunu yenmek için öncelikle ağız kokusunun sebepleri belirlenmelidir. Ağız kokusunun nedeni belirlendikten sonra o nedeni ortadan kaldıracak çözüm, tedavi uygulanarak ağız kokusu başlamadan ortadan kaldırılabilir. Ağız [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.xsaglik.com/wp-content/uploads/2012/01/kotu-koku.jpg"><img src="http://www.xsaglik.com/wp-content/uploads/2012/01/kotu-koku-150x150.jpg" alt="" title="kotu-koku" width="150" height="150" class="alignleft size-thumbnail wp-image-1344" /></a><strong>Ağız kokusu</strong> (<strong>nefes kokması</strong>) herkesin karşılaşabileceği, kişiyi ve etrafındaki kişileri önemli ölçüde rahatsız eden bir durumdur. Ağız kokusunun birçok nedeni vardır ama çoğu kulak-burun-boğaz ve diş hastalıklarına bağlıdır. <a href="http://www.saglikal.com/agiz-kokusu.html">Ağız kokusu</a>nu yenmek için öncelikle <a href="http://saglik.ceplog.com/agiz-kokusunun-sebepleri.html">ağız kokusunun sebepleri</a> belirlenmelidir. Ağız kokusunun nedeni belirlendikten sonra o nedeni ortadan kaldıracak çözüm, tedavi uygulanarak <strong>ağız kokusu</strong> başlamadan ortadan kaldırılabilir.</p>
<p><span id="more-1343"></span></p>
<h2>Ağız Kokusunun Nedenleri</h2>
<ul>
<li>Diş ve diş eti hastalıklarında; diş aralarında ve girintilerinde biriken besin artıkları ve bakteriler kötü kokuya neden olurlar. Ayrıca diş çürükleri ve temizlenmeyen protezlerde de bu durum geçerlidir.</li>
<li>Bademcik hastalıklarında; bademcik iltihapları ve bademciklerin üzerindeki girintilerde biriken bakteri ve yiyecek artıklarına bağlı koku oluşur.</li>
<li>Ağız içindeki yara ve iltihaplarda,</li>
<li>Tükürük salgısı azalmasında da koku oluşur. Çünkü tükürük ağız içindeki bakterileri minimuma indirir ve ağız içindeki artıkları temizler. Ayrıca sakız tükürük salgısının artmasına yardımcı olur.</li>
<li>Sinüzit, geniz akıntısı, akciğer hastalıkları, şeker ve mide hastalıklarında, böbrek ve karaciğer rahatsızlıklarında ağız kokusu olur.</li>
</ul>
<h2>Ağız Kokusunu Önlemenin Yolları</h2>
<p><strong>Ağız kokusunun çözümü</strong> için önce sebep bulunmalıdır. Eğer bademciklere bağlı olarak oluşan <strong>ağız kokusu</strong> ise bademcik iltihabına bağlı olarak ilaçla tedavi edilir. Hala devam ederse yani kronik ise bademciklerin alınması gerekir. Diş ve diş eti problemlerinden dolayı oluşan ağız kokusunda ise ağız temizliğinin tam bir şekilde yapılması ile önüne geçirilebilir. Ağız hijyeninin ile tam bir şekilde olabilmesi için diş ve dil sırtının fırçalanması ile birlikte diş ipi kullanımının da yapılması çok önemlidir. Çünkü diş ipi diş fırçasını ulaşamadığı yerlere ulaşır ve buralarda bakteri oluşumunu önler. Dişlerin aralarında oluşan cepler de ulaşılamadığı ve bu yüzden de bakteri oluşumuna ortam hazırladığı için çekilmelidir. Ağız gargaraları da ağız kokusunu önlemede yardımcı olurlar.<br />
Sinüzit ve geniz akıntısı nedenli koku olması durumunda ilaçla veya ameliyatla tedaviler uygulanır. Eğer tükürük salgısı azaltan hastalıklar varsa bol su içilmelidir.</p>
<img src="http://www.xsaglik.com/?ak_action=api_record_view&id=1343&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.xsaglik.com/agiz-kokusu-neden-olur.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Saç Dökülmesi Nedenleri</title>
		<link>http://www.xsaglik.com/sac-dokulmesi-nedenleri.html</link>
		<comments>http://www.xsaglik.com/sac-dokulmesi-nedenleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 Jan 2012 10:31:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Xsaglik Yönetim</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güzellik-Estetik]]></category>
		<category><![CDATA[saç]]></category>
		<category><![CDATA[saç birikmesi]]></category>
		<category><![CDATA[saç dökülmesi]]></category>
		<category><![CDATA[saç kaybı]]></category>
		<category><![CDATA[saçkıran]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.xsaglik.com/?p=1338</guid>
		<description><![CDATA[Saç dökülmesinin bir sürü nedeni vardır. Günde 50-100 arası saç telinin dökülmesi normaldir. Fakat bu sayının fark edilecek kadar artması, örneğin; banyoda, elbiselerde, tarakta aşırı miktarda saç birikmesi bu anormal saç dökülmesinin işaretidir. Saç dökülmelerinin tedavisi için önce ona neden olan etkeni belirlemek gerekir. Saç dökülmesinin nedenleri Demir eksikliği ve kansızlık, tiroit hastalıkları, mantar, kanser, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.xsaglik.com/wp-content/uploads/2012/01/sac_dokulmesi.jpg"><img src="http://www.xsaglik.com/wp-content/uploads/2012/01/sac_dokulmesi-150x150.jpg" alt="" title="sac_dokulmesi" width="150" height="150" class="alignleft size-thumbnail wp-image-1339" /></a>Saç dökülmesinin bir sürü nedeni vardır. Günde 50-100 arası saç telinin dökülmesi normaldir. Fakat bu sayının fark edilecek kadar artması, örneğin; banyoda, elbiselerde, tarakta aşırı miktarda saç birikmesi bu anormal saç dökülmesinin işaretidir. Saç dökülmelerinin tedavisi için önce ona neden olan etkeni belirlemek gerekir.</p>
<h2>Saç dökülmesinin nedenleri</h2>
<p><span id="more-1338"></span></p>
<ul>
<li>Demir eksikliği ve kansızlık, tiroit hastalıkları, mantar, kanser, hormonal dengesizlikler <strong>saç dökülmesi</strong>nde önemli bir nedendir.</li>
<li>Kullandığımız bazı ilaçlar da yan etki yaparak <strong>saç dökülmesi</strong>ne neden olurlar. Örneğin; kullanılan doğum kontrol hapları veya kanser tedavisinde kullanılan ilaçlarin saç dökülmesine neden oldukları bilinmektedir.</li>
<li>Sıkıntıya, strese bağlı olarak da <strong>saç dökülmesi</strong> ortaya çıkar. Mesela uzun süreli olarak yüksek ateşe maruz kalındığında, ciddi bir enfeksiyon veya büyük bir ameliyat geçirildiğinde <strong>saç dökülmesi</strong> ortaya çıkabilir.</li>
<li>Kadınlarda kullanılan kimyasallar, şampuanlar veya saçlara uygulanan (maşa, fön gibi ) bazı yöntemler de saçların kuruyup cansızlaşmasına neden olarak saç dökülmesine yol açabilmektedir.</li>
<li><strong>Saç dökülmeleri</strong> genetik de olabilir. Fakat kadınlarda erkeklerde olduğu sıklıkta görülmez. Kadınlarda tepe bölgesindeki saçların incelip cansızlaşmaya başlaması ve seyrelmesiyle ortaya çıkar.</li>
<li>Beslenmenin de <strong>saç dökülmesi</strong> üzerinde önemli bir etkisi vardır. Zayıflama kaygısıyla diyet yaparken oluşan dengesiz beslenmelerde saçlar önemli ölçüde zarar görürler. Özellikle proteince fakir diyetlerde protein eksikliğine bağlı olarak saçların dinlenme evresine girmesiyle önemli ölçüde saç kaybı oluşur. Fakat yeterince protein alımıyla bu durum çözülebilir.</li>
</ul>
<p>Eğer saçlar anormal olarak dökülüyorsa mutlaka bir uzmana danışılmalı ve hafife alınmamalıdır.</p>
<img src="http://www.xsaglik.com/?ak_action=api_record_view&id=1338&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.xsaglik.com/sac-dokulmesi-nedenleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Horlama Nedenleri ve Çözümleri</title>
		<link>http://www.xsaglik.com/horlama-nedenleri-ve-cozumleri.html</link>
		<comments>http://www.xsaglik.com/horlama-nedenleri-ve-cozumleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Jan 2012 09:42:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Xsaglik Yönetim</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız ve Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Sağlik]]></category>
		<category><![CDATA[basit horlama]]></category>
		<category><![CDATA[horlama]]></category>
		<category><![CDATA[horlama hangi hastalıkların belirtisi]]></category>
		<category><![CDATA[horlama nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[nefes kesilmesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.xsaglik.com/?p=1331</guid>
		<description><![CDATA[Horlama kişiyi olduğu kadar çevresindekileri de rahatsız eden bir hastalıktır. Çünkü hasta çıkardığı seslerle eşini ya da çevresindekileri uyutmamaktadır. Bu da eşleri boşanmaya kadar götürebilmektedir. İnsanların güne dinç olarak başlayıp bunu gün boyu devam ettirebilmeleri için dinlendirici bir uykuya gereksinimleri vardır. Fakat horlayan kişiler uyurken arada nefes alamadıkları için farkında olmadan ara ara uyanırlar ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.xsaglik.com/wp-content/uploads/2012/01/hormala-nedenleri.jpg"><img src="http://www.xsaglik.com/wp-content/uploads/2012/01/hormala-nedenleri-150x150.jpg" alt="" title="hormala-nedenleri" width="150" height="150" class="alignleft size-thumbnail wp-image-1332" /></a><strong>Horlama</strong> kişiyi olduğu kadar çevresindekileri de rahatsız eden bir hastalıktır. Çünkü hasta çıkardığı seslerle eşini ya da çevresindekileri uyutmamaktadır. Bu da eşleri boşanmaya kadar götürebilmektedir.</p>
<p>İnsanların güne dinç olarak başlayıp bunu gün boyu devam ettirebilmeleri için dinlendirici bir uykuya gereksinimleri vardır. Fakat horlayan kişiler uyurken arada nefes alamadıkları için farkında olmadan ara ara uyanırlar ve uyku düzenleri bozulur. Bu gün içinde şiddetli baş ağrılarına, yoğunlaşma bozukluklarına, uyuklamalara neden olur. Ayrıca <strong>horlama</strong> ciddi hastalıklara da neden olur. Fakat bu her <a href="http://saglik.ceplog.com/horlama.html" title="Horlama">horlama</a> için geçerli değildir. Böyle bir şey söylemek için önce teşhis konulmalıdır.</p>
<p><span id="more-1331"></span></p>
<h2>Horlama Nedenleri</h2>
<ul>
<li>Aşırı kiloya bağlı olarak kalın boyunluluk horlamaya neden olur. Fakat zayıflayınca horlamanın azaldığı hatta yok olduğu görülmektedir.</li>
<li>Çocuklarda geniz etine bağlı olarak da <strong>horlama </strong>görülmektedir.</li>
<li>Psikolojik sebeplerden dolayı veya alınan ilaçların (kas gevşetici gibi) yan etkisinden dolayı <strong>horlama</strong> olabilir.</li>
<li>Boğaz ve dil kaslarının gerginliğinin azalması da horlamaya neden olur.</li>
</ul>
<h2>Hormala Tedavi Yöntemleri</h2>
<ul>
<li>Yatağın baş tarafının yüksek olunmasına dikkat edilmelidir.</li>
<li>Sırtüstü yerine yan yatılmalıdır.</li>
<li>Aşırı yorgunluktan sakınılmalıdır.</li>
<li>Uyku öncesinde ağır yemek ya da alkolden kaçınılmalıdır.</li>
<li>Uykudan önce sakinleştirici, <em>uyku ilacı</em> gibi ilaçlar alınmamalıdır.</li>
<li>Sportif bir yaşam biçimi seçilmelidir.</li>
</ul>
<p>Bu önlemlere rağmen <strong>horlama</strong> ve <strong>nefes kesilmesi</strong> devam ederse tedavi olmak şarttır. Hastalığın şiddetinin anlaşılması ve hangi şekilde tedavi edilmesi gerektiğinin anlaşılması için uyku testi yaptırılmalıdır.</p>
<p>Horlama tedavisinde cerrahi müdahalelerde asıl yapılan solunum yolunu tıkayan küçük dil ve yumuşak olan damağın gerginleştirilmesi sağlanır.</p>
<img src="http://www.xsaglik.com/?ak_action=api_record_view&id=1331&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.xsaglik.com/horlama-nedenleri-ve-cozumleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sigarayı Bugün Bırakın</title>
		<link>http://www.xsaglik.com/sigarayi-birakin.html</link>
		<comments>http://www.xsaglik.com/sigarayi-birakin.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Dec 2011 12:19:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Xsaglik Yönetim</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız ve Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Bağımlılıklar]]></category>
		<category><![CDATA[astım ve sigara]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[sigara bağımlılığı]]></category>
		<category><![CDATA[sigaranın zararları]]></category>
		<category><![CDATA[sigarayı bırakırken takviye]]></category>
		<category><![CDATA[sigarayı bırakma tedavileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.xsaglik.com/?p=1326</guid>
		<description><![CDATA[Sigara içmek sadece akciğer kanserine sebep olmakla kalmaz. Bilim adamları damar tıkanıklıklarına bağlı hastalıkların oluşumunun da birinci sebebi olarak sigara kullanımını göstermektedir. Kalp rahatsızlıklarına yakalanma ve felç geçirme riski de sigara içimiyle tetiklenmektedir. Sigara içen bir insanın akciğer kanserine yakalanma riskinin, içmeyen bir insanın yakalanma riskine göre kat ve kat fazla olduğu tüm dünya tarafından [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.xsaglik.com/wp-content/uploads/2011/12/sigarayi-birakin.jpg"><img src="http://www.xsaglik.com/wp-content/uploads/2011/12/sigarayi-birakin-150x150.jpg" alt="" title="sigarayi-birakin" width="150" height="150" class="alignleft size-thumbnail wp-image-1327" /></a><strong>Sigara içmek</strong> sadece <strong>akciğer kanseri</strong>ne sebep olmakla kalmaz. Bilim adamları damar tıkanıklıklarına bağlı hastalıkların oluşumunun da birinci sebebi olarak sigara kullanımını göstermektedir. Kalp rahatsızlıklarına yakalanma ve <strong>felç geçirme riski</strong> de sigara içimiyle tetiklenmektedir. </p>
<p>Sigara içen bir insanın akciğer kanserine yakalanma riskinin, içmeyen bir insanın yakalanma riskine göre kat ve kat fazla olduğu tüm dünya tarafından bilinmektedir. Günde bir paket <strong>sigara kullanan</strong> bir insan, sigara içmeyen bir insana göre neredeyse 10 kat daha fazla akciğer kanserine yakalanma ihtimaline sahiptir. Sadece bu veriler bile sigara içenlerin ne kadar büyük bir risk altında olduğunu göstermektedir. Günde bir paketten fazla sigara içen insanların daha da büyük bir risk grubunda olduklarını unutmamak gerekir.</p>
<p><span id="more-1326"></span></p>
<p>Yarattığı yüksek bağımlılık nedeniyle sigara tiryakilerinin çoğu tüm bu zararları bildikleri halde sigara içmekten vazgeçemezler. Şüphesiz sigarayla savaşta en basit yol hiç sigaraya başlamamaktır. Bu nedenle insanlara genç yaşta sigara içmenin zararları anlatılmalı ve ne denli yüksek bağımlılık yaptığı izah edilmelidir. Her yıl tüm dünyada sigaraya bağlı hastalıklarla savaşmak için milyarlarca dolar para harcanmaktadır. Ülkemizde de sağlık kuruluşları insanlara sigarayı bırakma konusunda yardımcı olmaktadır. <a href="http://www.saglikal.com/sigara-birakma.html" title="Sigarayı Bırakma">Sigarayı bırakma</a> rehberleri hazırlanmakta ve halk bilgilendirilmeye çalışılmaktadır.</p>
<p><strong>Sigarayı bırakmak</strong> için atılacak ilk adım kendinizi sigarayı bırakabileceğinize inandırmanızdır. Halk arasında bilinen sigarayı bırakan insanların kilo alacağına dair inanış tamamen yanlıştır. Yedikleri yiyeceklerin tatlarını tam anlamıyla alabildikleri için ilk zamanlarda iştahlarında bir artma olabilir. Fazladan aldığınız birkaç kalori ile hayatınızı tehdit eden sağlık sorunlarını kıyaslayınca, bu adeta devede kulak kalmaktadır. Sigara içen insanların efor sarf edebilme yeteneği kısıtlı olduğundan, sigarayı bırakınca daha hareketli bir hayat yaşayabileceksiniz. Böylece günlük harcadığınız kalori miktarında da önemli bir artış olacağından kilo almanın aksine fazla kilolarınızı verebilmeniz daha da kolaylaşacaktır.  </p>
<img src="http://www.xsaglik.com/?ak_action=api_record_view&id=1326&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.xsaglik.com/sigarayi-birakin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

