
Astım farklı çevre koşullarından etkilenen karmaşık yapıda genetik bir hastalıktır ve hem anne hem babanın özelliklerini taşıyan genetik yapının çevre ile etkileşimi ile ilişkilidir. Astımın ailesel birikimi genetik bir birleşme ile oluştuğunu destekler. Bu birikim paylaşılan genlerden olabileceği gibi aynı ortam şartlarından da kaynaklanabilir. Hastalığın görülmesi için risk oranı, ailesel birikimi gösteren önemli bir veridir ve hasta kişilerin birinci derece yakınlarındaki hastalık yayılımının, genel nüfusta yayılımına oranıdır. Bu oran ne kadar yüksekse hastalığa genetiğin katkısı o kadar fazla demektir ve bu değer astım için azımsanmayacak bir değer olan 4-5 düzeyindedir.
Yapılan çalışmalarda tüm yeni doğan bebeklerin %30′unun ailesinde alerjik hastalıklar olduğu, % 5′inde her iki ebeveynin de alerjik hastalığı olduğu, %102unda ebeveynlerden biri ya da kardeşte alerjik hastalık olduğu bulunmuştur. Alerjik hastalık taşımayan aile bebeklerinin oranı % 60 olup bu bebeklerin sadece % 10′unda alerjik hastalık gözlenmektedir.
Alerjik hastalıklarda anne ve babanın etkisinin ayrı ayrı değerlendirilmesi tıp çevreleri için önemli bir araştırma konusu olmuş ve annenin alerjik hastalık hikayesinin bebeği daha çok etkilediği görüşü daha genelgeçer bulunmaktadır. Annenin alerjik hastalığının, babanın alerjik hastalığına oranla 2 kat daha fazla genetik geçişe uğradığı tespit edilmiştir. Bu görüşü destekleyen fikir hamilelik döneminde olan anne- bebek alışverişi olarak belirtilmektedir.
İlgili Yazılar:







“Astım ve Genetik Faktörler” için yorum yapılmamış
Bir Cevap Yazın