Kadınların işgücüne katılımıyla birlikte yapılan araştırma ve istatistiklere göre tüm dünyada estetik uygulamalarında artış olduğunu dile getiren Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Aysun Bölükbaşı Mamak, bu uygulamalar içerisinde en büyük payı botoks ve dolgu gibi cerrahi olmayan estetik uygulamalara ait olduğunu belirtti.

Estetiğin tıpkı özel bir davet için giyilecek elbisenin özel olarak dikilmesi gibi kişiye özel planlanması gerektiğine dikkat çeken Aysun Bölükbaşı Mamak, “Yüzümüzdeki mimiklerimiz, yatış şeklimiz, yüz kemiklerimizin durumu, iş hayatımız kısacası yaşamımıza dair her şey cildimizi etkiler. Zamanın etkilerine bağlı olarak alın ve göz çevremizdeki mimiklerden dolayı çizgilenmelerin olması son derece normal. Bu çizgilerin sürekli kalması halinde maalesef o bölgede bir cilt kırılması meydana gelir ve orası aslında hasarlı bir bölge durumuna gelmiştir. Botoks uygulaması ile bu çizgilerden kurtulmak, aynı zamanda ciltteki iyileşmeyi de sağlar. Botoksla düşen kaşın kaldırılması, yuvarlak ve kavisli kaşın düzleştirilmesi ve sinirli görünüme sebep olan çatık kaş durumunu düzeltmek mümkündür.

Kaş arasındaki ilk çizgimiz 1 çizgisine benzer. Yaşlandıkça bu 11’e döner. Önemli olan botoks uygulamasının bunun ‘111’ görüntüsü olmadan yapılmasıdır. Sosyal veya iş yaşantısında sürekli insanlarla iletişim halinde olunması sebebiyle çatık kaşlı görünüm karşı tarafta son derece negatif bir izlenim yaratır. Hatta bırakın iş yaşamını, çocuğunuzla bile aslında gergin olmadan konuşsanız dahi istemsiz kaş çatıyorsanız, o sizin her zaman sinirli bir yapıda olduğunu düşünecek ve kafasına bu şekilde kaydedecektir. Bu durumda ‘Anne neden bana bu kadar sinirli bakıyorsun?’ cümlesini duymanız kaçınılmaz olur” şeklinde konuştu.

Elmacık kemiği belirginleşmesi giderek artıyor

Yorgunluk, az uyku, sigara içimi veya tiroit bezi bozuklarına bağlı hormonal bozuklukların öncelikle ve özellikle alt göz kapaklarını etkilediğini anlatan Op. Dr. Mamak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Alt göz kapaklarındaki renk koyulaşması veya çökmenin olması hem daha yorgun, hem de daha yaşlı görünmeye neden olur. Özellikle bu bölge için tasarlanmış ürünler sayesinde hem göz altı morluğunu azaltılır, hem de çökme düzeltilerek eskisi gibi daha dolgun hale gelir. Amerika’da yapılan 2000-2014 seneleri arasındaki karşılaştırmalı çalışmalarda elmacık kemiği belirginleştirilmesinin giderek arttığını gösteriyor. Bu da kadınların belirgin dudak kadar yüksek elmacık kemiğini istediğini gösteriyor. Son zamanlardaki teknikteki fark ise bu işleminin protezden ziyade yağ ya da dolgu enjeksiyonları ile yapılıyor olması.”


Dr. Ender Saraç’tan 2 günde yarım beden incelten derdinize çare olucak, hızlı sonuç aldıran muhteşem bir diyet…

İlk gün

Uyanınca
1 bardağa yarım tatlı kaşığı bal ile 10 damla limonu ılık suya ilave edip için.

Saat 9.00’da
Özel çay

Saat 10.00’da
5 kaşık az yağlı yoğurt
2.5-3 çorba kaşığı şekersiz müsli
1 çorba kaşığı yulaf ezmesi
1.5 tatlı kaşığı öğütülmüş keten tohumu
– Tüm malzemleri karıştırıp yiyin.

Saat 12.00’de
Kabuklarıyla 1 adet yeşil elma

Saat 14.00’te
2 adet katı yumurta (1’nin sarısı çıkarılacak)
1 büyük kase etsiz, kimyonlu kabak çorbası (içinde sadece yarım tatlı kaşığı sıvı yağ olacak)

Saat 16.30’da
Kimyonlu kabak çorbası
1 adet kabuklu yeşil elma.

Saat 17.30’da
Özel çay
2 parmak taze dil peyniri

Saat 19.00’da
2 çorba kaşığı ton balığı
1 büyük tabak kabak çorbası.

21.00’de
1 çay bardağı tuzsuz beyaz-sarı karışık leblebi

Son gün

Sabah uyanınca
1 bardağa yarım tatlı kaşığı bal ile 10 damla limonlu ılık suyu karıştırıp için.

9.00’da
Özel çay

10.00’da
2 salatalık
1 adet katı yumurta
2-3 adet acı sivri biber
Az yağlı ve tuzlu taze peynir

Saat 14.00’da
1 kase az yağlı yoğurt
2 adet salatalık

17.00’de
3 adet ceviz içi
3-4 adet mürdüm eriği

19.00’da
1 porsiyon zeytinyağlı taze fasulye
3 kaşık bulgur pilavı (her ikisi de az yağlı olacak)

21.00’de
2 adet kabuklu salatalık

Dikkat etmeniz gerekenler

– Öğle saatlerinde bir küçük şişe, soğuk olmayan, biraz gazı uçmuş, maden suyu için.

– Gün içerisinde yaklaşık 1.5 litre alkali su (katıksız, 2-3 adet tane karanfill ve biraz kabuk tarçınlı) için.

– Aralarda 4 fincan rezene + yeşil çay karışımı için.

– Aralarda 2-3 kez 5-10 dakika taze karanfil çiğneyin.

– Akşam yemeğini geç yemeyin.

– Yemeklere fazla tuz koymayın.

– İçileceklere şeker koymayın.

Tükettiğiniz hiçbir yiyecek ya da içecek buz gibi soğuk olmamalı.


Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Teknikeri Mehmet Şirin Yalvaç ile siz kadinvekadin.net takipçileri için keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Bu videomuzda çay hazırlama methodlarından demleme ve suda yumuşatma yönteminİ ele aldık.

Melisa çayının hazırlanışı

Melisa bitkisini her yerde bulabilirsiniz fakat dikkat etmeniz gereken nokta hakiki melisa yaprağının kalp şekilinde olmasıdır. Melisa çayı kalbi güçlendirir, rahat bir uyku için de idealdir aynı zamanda vücudu sakinleştirir ve dinlendirici bir özelliğe sahiptir. Melisa çayı ve bütün narin yapıda olan bitkiler demleme yöntemiyle hazırlanmalıdır. Cam ve porselen demlik kullanmaya özen gösterin. Kullandığınız kaşığın ise tahta olmasına dikkat edin. Daha önceden kaynatılan suyun altı kapatıldıktan sonra 1 tutam melisa yaprağı atın ve kapağını kapatıp demlemeye bırakın. Çok narin yapıdaki bitkileri 3-5, saplı ve biraz daha sert yapıdakileri ise 5-7 dakika demleyin. Akşam yatmadan önce içilmesi tavsiye edilen bu çayı demlendikten sonra dilediğiniz gibi tüketebilirsiniz.

Ihlamur çayının hazırlanışı

Ihlamur çayı, demleme yöntemiyle olduğu gibi genelde pek tercih edilmeyen suda yumuşatma yöntemiyle de hazırlanır. Suda yumuşatma, içerisindeki etken maddelerin sıcaklıkla uçmasını istemediğimiz bitkilerin hazırlandığı yöntemdir. Hazırlarken 1-2 tutam ıhlamuru kavanozun içine atın ve 1 ya da 2 fincan kadar da soğuk su ilave edip tahta kaşık ile karıştırın. En az 2, en fazla 24 saat beklettiğiniz bu çayı ılıklaşana kadar süzüp içebilirsiniz.

Röportajın devamı için tıklayınız – İZLE:

Kadinvekadin.net özel haberidir.


Bataryaların ömrünü uzatacak yöntemler konusunda tam bir bilgi kirliliği söz konusu. Bataryamızın ömrünü artıracağını düşünürken aslında telefonlarımıza zarar veriyoruz. Wirecutter adlı bir site bataryanın ömrünü uzatan ve enerji tasarrufu sağlayan yöntemleri denedi. Neler yapılacağından çok ortaya çıkan en önemli sonuç batarya ömrünü uzatma işi telefonununuz markasına, modeline, ömrüne bağlı. Aşağıda sıraladığımız yöntemi uyguladığınızda telefonun modeli, aynı modellerin yaşı bile elde edeceğiniz sonucu değiştiriyor.

İşte telefon bataryanızın ömrünü uzatmak için yapmanız gerekenler…

1. Ekran parlaklığını en düşükte değil otomatik modda kullanın

Telefonunuzun parlaklık ayarını yani ışık seviyesini kısarak bataryanızın daha uzun süre dayanmasını sağlayamazsınız. iPhone 6s üzerinde yapılan test sonucu cihaz 1 saat boyunca otomatik parlaklık seviyesinde kullanıldığında en düşük parlaklık seviyesine göre bataryanınzı yüzde 54 daha tasarruflu kullanıyor.

Android bir modelde bu test yapıldığında ise yine aynı durum söz konusu. Ama oran yüzde 30’a düşüyor.

2. Reklam engelleyen uygulamalar kullanın

Telefonunuz ile internette gezinirken de telefonunuzun bataryasının daha tassruflu kullanabilirsiniz. Güvenilir bir reklam engelleyici uygulama ile dolaştığınız sitelerdeki reklamların yüklenmesini engeller ve bundan dolayı enerji tasarrufu sağlarsınız. Yapılan test sonucu iPhone 6s’te Safari üzerinden 2 saat boyunca internet sitelerinde gezildiğinde bataryanın yüzde 18’i tüketilmiş.

Aynı sitelere aynı sıra ile bir reklam engelleyici uygulama çalışırken gezildiğinde bu oran yarı yarıya azalmış ve yüzde 9 düşmüş. Android cihazda ise bu oran yüzde 22’den yüzde 8’e kadar düşüyor.

3. Elektronik postalarınızı anlık almak yerine manuel hale getirin

Eğer telefonunuzdan günlük olarak yoğun bir mail trafiğinde iseniz bataryanızın çok büyük bir kısmını harcıyorsunuz demektir. Bu oran kişiye kullanıma göre değişeceği için bataryanızın ne kadarını tükettiğini ölçmek bir mantıksız. 3 farklı mail adresinin tanımlı olduğu bir iPhone 6s’te 1 saatte 30 mailin alındığı test sonucu bize istediğimiz sonucu veriyor.

Bu 1 saatte gelen 30 maili anlık almak yerine sadece siz istediğinizde maillerinizi güncelleyecek şekilde ayarlarsanız, (yani mail ayarlarınızdan ‘push’ özelliğini kapatmanız gerekiyor) yüzde 5-10 arasında daha az batarya tüketmiş oluyorsunuz.

4. İnternet siteleri üzerinden değil, telefonunuzun hafızasındaki müzikleri dinleyin

Birçoğumuz sıklıkla telefonlarımızı sabah işe giderken, akşam dönerken, ders çalışırken, seyahat ederken müzik çalar olarak kullanıyoruz. Bataryanın ömrü için müzik dinlerken de tasarruf etmenin bir yöntemi mevcut. İnternet kotanız sınırsız olduğu için internet üzerinden müzik dinlemek isteyebilirsiniz. Ama batarynızın internetiniz gibi sınırsız olmadığının farkındaysanız o müzikleri indirerek dinlemeyi tercih etmelisiniz.

Spotify, Pandora ve Apple Music gibi uygulamaların müzikleri cihazınıza indirme özelliği bulunuyor. Yapılan test sonucu 2 saat boyunca internet bağlantısı üzerinden müzik dinlediğinizde batayanızını yüzde 10’u gidiyor. Aynı müzikler cihazınıza indirip dinlediğinizde ise bataryanızın sadece yüzde 5’i tükenecek.

5. İnternete bağlıyken enerji harcamazsınız

Yanlış bilinen bilgilerden birisi de telefonunuzun internet bağlantısını kapattığınızda tasarruf edeceğinizdir. Burada dikkat etmeniz gereken tek bir kriter var. Eğer bulunduğunuz ortamda Wi-Fi bağlantısı güçlü ise kesmeniz bataryanızdan tasarruf sağlamaz. Çünkü telefonlar internete bağlı kaldığı sürece enerji harcamaz. Enerji harcadığı durum internet bağlantısı aradığı anlardır.

Kısacası internet bağlantısı kaliteli ise balantıyı koparsanız da internete bağlı kalsanız da bataryanız aynı oranda harcanacak. Bir ipucu olarak şunu yapabilirsiniz, internet bağlantısının güçlü olduğu, ama hücrecel ağın zayıf olduğu ortamlarda, hücresel veriyi kapatırsanız tasarruf sağlarsınız. Zaten ortamda Wi-Fi var iken zayıf olan hücresel veriyi kapatmanız cihazınızın bağlanmaya çalışken harcayacağı enerjiyi kullanmamanızı sağlar.

6. Uygulamalara sıkı takip

Telefonlarımızda bataryamızı tükettiğini bildiğimiz uygulamalar dışında siz farkında olmadan çalışan uygulamalarda olabiliyor. Batarya ömrünü uzatmak için yapmanız gereken en önemli hamlelerde bir tanesi de hangi uygulamaların çalıştığını ve ne kadar enerji harcadıklarını kontrol etmeniz. Mesala sizin çalıştırmadığınız zamanda bile sportif faaliyetlerinizi kaydettiğiniz bir uygulama arka planda konum güncellemesi yapıyor olabilir. Ya da sizin için acil ve önemli olmadığı halde mail uygulamanız mail almaya devam ediyor olabilir. Belki de haber uygulamalarınız yeni makaleler güncelliyordur.

Bu örnekler çoğaltılabilir. Yapmanız gereken tek şey telefonlarızda uygulamaların kullandığı data miktarını gösteren ekranlardan bilginiz dışında çalışan uygulamaları listelemek ve işinize yaramayacaksa kapatmak ya da kısıtlamak.

7. Batarya düşmanı konum servisleri

Kullanmadığınız uygulamaları kapatarak bataryadan ciddi tasarruflar yapablirsiniz. Kapatmamanız gereken uygulamaların da harcadığı enerji miktarında iyileştirmeler yapabilirsiniz. Bu iyileştirmelerden en büyük tasarrufu sağlayacağınız husus ise konum bilginizi gerekmediği durumlarda bile kullananan uygulamalar…

Mesala spor yaparken koştuğunuz mesafeyi haritalandıran uygulamanız siz spor yapmadığınız zamanlarda dahi arka planda konum bilginizi kaydediyor. Ve bu işlem bataryanızdan çok fazla tüketim yapıyor. Konum servislerinin kullanımıını her uygulamadan tek tek yapabileceğiniz gibi konum bilgisinin sizin bilginiz dahilinde kullanmasını tüm uygulamalar için de engelleyebilirsiniz. iPhone kullanıcıları Privacy (gizlilik) bölümünden Konum sekmesinden, Android kullıyorsanız da ‘Ayarlar’ bölümünden ‘uygulamalar’ı seçip izinleri dilediğiniz gibi düzenleyebilirsiniz.

8. Gereksiz bildirimleri kapatın

Uygulamaları kontrol edip kapattıktan sonra dikkat etmeniz gereken bir husus da bildirimler… Özellikle son zamanlarda neredeyse her uygulama kullanıcının dikkatini daha fazla çekmek için gerekli ya da gereksiz bildirimler gönderebiliyor. Haber uygulamalarında sizi anlık gelişmelerden haberdar eden bir bildirim sizin için faydalı olabilir ama oynadığınız oyunda haklarınızın dolduğunun size bildirilmesi çok gereksiz kalabilir.

Gereksiz olmasından ziyade bataryanızı boşuna tüketmiş olacaksınız. Kullandığını uygulamalardan size faydasız bildirimler gönderenleri kapatırsanız bataryanızın ömrünü uzatırsınız. Kapatmak için iPhone kullanıyorsanız ‘Ayarlar’ uygulamasından ‘Bildirimler’ bölümünü açıp her uygulamaya tıklayıp bildirimlere izin verme seçeneği ile, Android’de ise ‘Ayarlar’ bölümünde ‘Uygulamalar’ ı seçip karşınıza gelen listeden uygulamayı seçip açılan ekranda bildirimlerin “tümünü engelle” seçenedğini aktiflemeniz yeterli.

Doğru bilinen yanlışlar

Yapmanız gerekenler dışında bataryanın ömrünü uzatacağına dair çok yaygın olarak kullanılan ama gerçek olmayan bazı yönetemler de var… İşte onlardan en sık yapılan 4 tanesi…

1- Uygulamaları ‘Kapatmaya zorla’ yapmayın

O anlık kullanmadığınız programları kapatmak, özellikle de uygulamanın içerisinden ‘kapatmaya zorla’ seçeneği ile kapatmak sanıldığı gibi bataryanız için iyi bir durum değil.

Telefonların çalşma mantığı bilgisayarlardan biraz daha farklıdır. Siz enerji tasarrufu yapma adına bir uygulama için ‘kapatmaya zorla’ seçeneğini kullandığınızda telefonun önbelleğinde bulununa uygulamanın çalışması için gerekli kodları da silmiş olursunuz. Ve uygulamayı tekrar çalıştırmak istediğinizde bu kodlar yeniden yüklenmek durumunda kalıyor. Bu da bataryanızdan fazladan ernerji harcanması anlamına geliyor.

2- Wi-Fi güçlüyse kapatmanıza gerek yok

En sık yapılan durumdur. Batary azaldıkça Wi-Fi bağlantısını kapatıp tasarruf edildiğine inanılır. Oysaki teleofnunuzun internete bağlı kalması bataryanızdan fazladan enerji harcamaz. Yani telefonunuz Wi-Fi ile internete bağlı ve sizin cebinizde durması ile wi-Fi kapalı iken cebinizde durması bataryanın aynı enerjiyi harcaması anlamına geliyor.

İstisna bir durum olarak, ortamdaki Wi-Fi bağlantısı kalitesiz ise sürekli daha iyi bağlantı arayacağı için bataryanızdan fazla enerji harcanır. O zaman wi-fi bağlantısını kapatın ve internet hizmetini hücresel veri ile sağlayın. Bu durum size daha az enerji harcatacaktır.

3- GPS ve harita sistemleri çok fazla enerji harcamıyor

Telefonlarınızda konum servislerini tamamen kapatmanız, harita ve GPS hizmetini de alamamanıza neden olur. Oysa ki bu konuda bu kadar katı olmanıza gerek yok. Telefonunuzda harita üzerinden bir adrese bakmak ve haritada bulunduğunuz konumu bulmak için bataryanızın sadece yüzde 5’ini harcarsınız. Yani çok da büyük bir enerji miktarı değil.

Ama onun yerine her uygulama için uygulmanın özelliklerinden konum bilginizi kullanmasını kapatabilirsiniz. İşte bu şekilde yaptığınız takdirde anlamlı bir batarya tasarrufu elde etmiş olursunuz.

4- Her zaman Wi-Fi daha ekonomik olmayabilir

Öte yandan aynı kalitedeki sinyal seviyesindeki Wi-Fi ve hücresel ağ arasıdan yapılan testte, enerji tüketimi anlamında çok büyük bir fark olmadığı ortaya çıkmış. Yani 1 saat Wi-fi ile internnette sürf yapmak ile 1 saat hücresel ağ üzerinden aynı sitelerde gezdiğinizde aradaki fark sadece yüzde 2 seviyelerinde. Bilinenin aksine Wi-fi ekonomik olsa bile bu fark sadece yüzde 2!

Yaygın görüşe göre, Wi-Fi her zaman hücresel bağlantıya tercih edilir. Hız ya da maliyeti göz ardı ettiğimizde aslında bazı durumlarda hücresel veriyi yani hattınızın size sağladığı internet hizmeti bataryanız için daha ekonomik olabilir. Kısacası daha önceli maddelerde de bahsettiğimiz gibi wi-Fi ile hücresel ağ arasında en tasarruflu olan en güçlü sinyal seviyesi olandır.


Sodexo Avantaj ve Ödüllendirme Hizmetleri’nin yaşam kalitesini yükselten tavsiyeleri paylaşmak için oluşturduğu “İyi Yaşa” platformunda beslenme önerilerinde bulunan Diyetisyen ve Yaşam Koçu Gizem Şeber, kışın alınan kilolardan kurtularak yaza hafif girmeyi sağlayacak 10 kolay yöntemi paylaştı.

Dyt. Şeber, “Soğuk havalarda iştahın açılması, evde geçen zamanın artması, uzun gecelerde can sıkıntısı ile bitmek bilmeyen atıştırmalar bahara “kilo aldım” stresiyle girmenize neden olmasın. Basit yöntemlerle iştahı dengelemek ve metabolizmayı hızlandırmak çok kolay” dedi.

Diyetisyen ve Yaşam Koçu Gizem Şeber, kış aylarında alınan kiloları kolayca vermenin yollarını sıraladı:

Bitki çaylarından destek alın

Şekersiz tüketilen bitki çaylarının iştahı azaltmaya yardımcı olacağını söyleyen Dyt. Şeber, yeşil çay ve beyaz çayın metabolizma hızlandırıcı etkisinden yararlanmak için günde 2-3 kupa kadar tüketilmesi gerektiğini belirtti.

Yatmadan 2 saat önce yemeyi bırakın

Yatmadan hemen önce atıştırmanın daha fazla yağlanmaya yol açabileceğinin uzun zamandır bilinen bir gerçek olduğunu vurgulayan Dyt. Şeber, “Kan şekeriniz çok yüksek olursa uyku kalitenizde de azalma olur. Bu nedenle uykudan iki saat önce yemeyi bırakın” diye konuştu.

su içmek

Atıştırmak istediğinizde önce su için

Pek çok kişinin açlık ve susuzluğu karıştırdığını belirten Dyt. Gizem Şeber, “Bu nedenle de yetersiz su tüketen birçok kişi sürekli atıştırmalara yönelir. Canınız bir şeyler atıştırmak istediğinde önce su için ve en az 10 dakika bekleyin. Açlığınızın, ilk şiddetinde olmadığını göreceksiniz” şeklinde konuştu.

Baharat dünyasına girin

Kırmızı pul biber, karabiber, zerdeçal ve zencefil gibi pek çok baharatın metabolizmayı hızlandırmaya yardımcı olduğunu belirten Dyt. Şeber, tarçının kan şekerini dengeleyerek tatlı isteğini azaltma konusunda sağladığı desteğin önemini ele alarak sofralarımızda baharatlara yer açmamız gerektiğinin altını çizdi.

Probiyotiklerin dost olduğunu unutmayın

Kabızlık sorunu olanların yılda ortalama 3 kg daha fazla almaya eğilimli olduklarının bilimsel çalışmalarca tespit edildiğini belirten Dyt. Şeber, “Probiyotiklerin düzenli tüketimi kabızlıktan korur. Günde bir tane probiyotik yoğurt veya bir bardak kefir tüketerek metabolizmanıza yardımcı olabilirsiniz” diye konuştu.

uyumak

En az 5 saat uyuyun

Günde 5 saatten az uyuyanların, normal uyku süresini tamamlayanlara göre günde 300 kalori daha fazla almaya meyilli olduklarını söyleyen Dyt. Şeber, uyku düzenine dikkat etmenin ve 5-8 saat arası uyumanın kışın kilo almaktan koruyacak başka bir metod olduğunu dile getirdi.

Tam tahılları tercih edin

Beyaz un ve beyaz şekerin kan şekerini hızlı yükseltip düşürdüğü için daha çabuk acıkmaya ve daha sık tatlı istenmesine neden olduğunu ifade eden Şeber, “Bu nedenle karbonhidrat kaynağı olarak tam tahıllı ekmekleri, bulgur, tam tahıl makarnası gibi kaliteli karbonhidratları tercih edin” diyerek önerilerini sonlandırdı.


Eşle tatili en çok hangi coğrafi bölge seviyor? Türkler hangi akrabalarıyla seyahati dünyada en çok tercih edenler arasında? İnsanların yüzde kaçımız, “Kaynanamla gezmek istemem” diyor? Yanıtlar momondo’nun yağtığı yeni araştırmasında ortaya çıktı.

Türkler eşlerinin başka biriyle seyahatine olumsuz bakıyor

Seyahat arama sitesi momondo’nun geçtiğimiz haftalarda sonuçları yayınlanan araştırması, Avrupa’da eşinin ya da sevgilisinin kendinden başka biriyle seyahat etmesine en çok karşı çıkanların Türkler olduğunu ortaya koymuştu. Hal böyle olunca momondo, bu kez de katılımcılara, “Peki en çok kiminle seyahat etmeyi tercih ediyorsunuz” sorusunu yöneltti. Ülkelere ve coğrafi bölgelere göre karşılaştırmalar içeren araştırmanın en dikkat çekici sonuçları şöyle:

Eşle seyahati dünyada en çok tercih eden ikici ülkeyiz

Verilen yanıtlara göre yüzde 77’lik bir kısmın ilk tercihi, eşle veya sevgiliyle seyahat etmek. Bu oran Akdeniz Bölgesi’nde yüzde 82’ye çıkarken, oranın en düşük olduğu bölge yüzde 68’le Güneydoğu Anadolu Bölgesi oldu. Diğer yandan bu sonuçlara göre Türkiye dünya genelinde Çin’in (%80) ardından eş ya da sevgiliyle seyahatin en çok tercih edildiği ikinci ülke.

Gençlerin favorisi aradaşla seyahat

İkinci sırada ise yüzde 56 ile arkadaşlar yer alıyor. Arkadaşlarla seyahat etmeyi en çok sevenler yüzde 70’lik oranla 18-22 yaş grubundakiler, en az sevenlerse yüzde 27 ile 56-65 yaş arasındaki turistler. Coğrafi bölgeler arasındaysa kayda değer bir farklılık bulunmuyor.

Akrabalarla seyahatte liderlik İç Anadolu’da

Kardeş, hala, amca, dayı gibi diğer aile üyeleri, yüzde 18’le beşinci sırada. Diğer aile üyeleriyle seyahati en az Karadenizliler, en çok ise İç Anadolulular tercih ediyor. Altıncı sırada yüzde 16’yla tur vb. toplu seyahat edilen durumlarda edinilen arkadaşlarla yer alıyor.

Kayınvalide ile seyahati hiçbir millet sevmiyor

En az tercih edilen seçeneklerler arasındaysa, her biri yüzde 4’er oy alan iki seçenek yer alıyor. Yalnız başına seyahat etmek ve kayınpederle ya da kayınvalideyle seyahat etmek. Yalnız başına seyahate çıkmayı yüzde 9’ar oyla en çok Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri tercih ederken, yüzde 3’er oyla en az İç Anadolu ve Akdenizliler seviyor. Kayınpeder ya da kayınvalideyle seyahat konusunda ise oranlar pek oynamıyor; özetle Türkiye’nin tamamı bu tür bir tatilden hoşlanmıyor. Üstelik dünya genelinde de durum pek farklı değil!


ABD’li ünlü aktör Leonardo DiCaprio, pazar günü düzenlenen 88. Oscar ÖdülTöreni’nde Diriliş filmindeki performansıyla Oscar’ı kazanmıştı.

Ödül töreninin ardından Los Angeles’taki bir restoranda arkadaşlarıyla kutlama yapmaya giden DiCaprio, Oscar’ını orada unuttu.

Arabasına götürdüler

Kutlamaların ardından arabasına binen DiCaprio’ya, restorandan çıkan bir kişi koşarak Oscar’ını uzattı.

DiCaprio Oscar’ı restoranda unuttu – İZLE:


Güzel şarkıcı daha önce hep yüzünü kapalı verdiği oğlu Aslan’la fotoğraflarını Instagram hesabından paylaştı.

“Aslan hepinize iyi haftalar diliyor”

Dinçöz, bu fotoğrafın altına; “Aslan hepinize iyi haftalar diliyor daha henüz diş çıkarmadık diş etleri çok kaşınıyor ne yapabilirim jelleri denedim başka önerisi olan var mı?” notunu düştü.


Ağız ve Diş Sağlığı - Aile Planlaması - Anne & Çocuk Sağlığı - sağlık